Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Aydın’da gençler artık okumuyor, direniyor. Şehir büyüyor ama öğrencinin payına hep sıkışmış bir hayat, ertelenmiş bir umut düşüyor.
Aydın yıllardır, güneşiyle ısıtan, insanıyla samimi şehir diye anlatılır. Ama artık bu güzel tanımların arkasında bir yorgunluk var. Bu şehirde yaşamak zor, geçinmek daha zor, umut etmekse neredeyse lüks. Özellikle de öğrenciler için, Aydın artık bir üniversite kenti değil, hayatta kalma alanı.
Bir öğrenci, sabah derse gitmeden önce kahvaltı mı yapayım, otobüse mi bineyim? diye düşünüyorsa, ortada sadece ekonomik değil, vicdani bir sorun da vardır. Kira fiyatları, yurt ücretleri, ulaşım giderleri derken, gençler yaşamı değil, gider kalemlerini hesaplıyor. Biz hala Aydın öğrenci dostu şehir diyoruz ama bu dostluk tabelalarda kaldı. Ev sahipleri “öğrenciye verilmez” tabelası asıyor, kampüs şehirden kopuk, şehir gençten uzak… Velhasıl Aydın, yıllardır öğrenci kenti olma fikrini içine sindiremedi… Gençlerin fikirleri, enerjileri, umutları bu kentin sokaklarında kayboldu. Çünkü onlara misafir gibi davrandık; oysa onlar bu şehrin geleceğiydi.
Bugün billboardlarda 70 milyarlık yatırımların reklamı var ama o yatırımların içinde bir öğrenci evi, bir kütüphane, bir burs fonu yok. Sokak lambaları yanıyor ama umut ışıkları sönük. Evet, Aydın’da yaşam pahalı, geçim zor… Ama asıl tehlike şu: Umut giderek ucuzluyor! Çünkü artık gençlerin gözünde bu şehir, bir durak; bir gelecek değil.
Bir şehir, gençlerine sırtını dönerse, geleceğine de dönmüş olur. Ve biz bugün o eşiğin tam üzerindeyiz. Artık sorumluluk, sadece gençlerin omuzlarında değil; şehrin kendisinde.