Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Gelişim, Tarih ve Duyarsızlık Arasında Sıkışan Bir Kent
Bir şehir düşünün, bereketli topraklara sahip, antik çağlardan günümüze ışık tutan uygarlıkların izlerini taşıyan, Ege’nin kalbinde yer almış ama sesi pek az duyulan bir şehir… Evet evet, Aydın’dan bahsediyorum.
Aydın, tarihiyle övünülecek bir şehir.
Afrodisias gibi dünyanın sayılı antik kentlerinden birine ev sahipliği yapıyor… Afrodisias Roma İmparatorluğu’nun kültür ve sanat başkentlerinden biri. Sadece heykellerle değil, aynı zamanda düşünceyle yoğrulmuş bir geçmişin mekânı. UNESCO Dünya Mirası listesine girmiş olsa dahi pek çok Aydınlı tarafından bile hala bilinmeyen gizli bir hazine…
Ya Tralleis? Aydın kent merkezinin yanı başında, Roma dönemine ait kemerleri hâlâ ayakta ama sanki görünmez bir örtü var üzerinde, sanki eli, dili bağlanmış anlatamıyor kendini…
Nysa Antik Kenti, dönemin edebiyat ve felsefe merkezlerinden biri…
Priene, İyon uygarlığının gururu… Gidenler, gezenler, görenler bilir; Antik çağın mühendislik harikası, mimarisiyle, sütunlarıyla, meydanlarıyla adeta bir şehircilik dersi verir. Ama bugün Priene giden yollar da sessizliğe çıkıyor maalesef…
Afrodisias , Tralleis, Nysa, Milet, Priene ve Didyma… Taş taş üstüne konularak yazılmış birer medeniyet kitabı gözümüzün önünde duruyor nitekim. Ancak bir Efes, bir Bergama antik kentleri kadar değer görmüyor, tanıtılmıyor, anlatılmıyor, korunmuyor ve yaşatılmıyor.
Aslında, Aydın sadece tarih değil; aynı zamanda doğa, tarım ve kültür şehridir. Türkiye’nin en kaliteli inciri bu topraklarda yetişiyor. Zeytinlikler, pamuk tarlaları, narenciye bahçeleri Aydın’ın ekonomisini besleyen ana damarları oluşturuyor adeta…
Fakat tarihinin üstüne düşen gölge bu güzellikleri de kaplıyor. Tüm bu zenginlikler, modern tarım tekniklerinden, markalaşmadan ve doğru pazarlamadan da nasibini yeterince alamıyor ne yazık ki..
Demek ki şehrin potansiyeli gelişimine yetmiyor.
Peki Neden?
Asıl mesele burada başlıyor!
Neden: “Duyarsızlık!”
Bir şehrin gelişiminde vizyon, katılım, planlama vs. gibi şeyler çok önemli ama en önemlisi aidiyet!
Kentte tarım da, turizm de, kültür de bir bütünün parçalarıdır. Bu bütünün adı da “şehir bilinci”dir. Ne yazık ki Aydın’da bu bilinç zayıf. Duyarsızlık, neredeyse kentsel bir karaktere dönüşmüş. Ne sahip olduğumuz değerlere gereken özeni gösterebiliyoruz ne de gelecek adına ortak bir hayal kurabiliyoruz.
Ne yapmalı o zaman?
Yapılması gereken en önemli şey farkında olmak! Sessizliğe teslim olmamalı, sessizliğe ve kimsesizliğe mahkum etmemeliyiz bu kenti.
Aydın’ı anlatmak, savunmak, dönüştürmek, yaşanılandan ziyade yaşayan bir Aydın için çabalamak gerek!
Yaşayan ve yaşatılan bir Aydın için…