ÇANTALARDAKİ EN AĞIR YÜK: ZORBALIK!

Yaz tatili bitti. Pazartesi günü, milyonlarca öğrenci için yeni bir eğitim-öğretim yılı başlıyor. Kiminde yeni başlangıçların heyecanı, kiminde sıcacık bir öğretmen gülüşüne duyulan özlem, kiminde arkadaşlarına kavuşma sevinci… Her çocuğun kalbinde ayrı bir telaş, ayrı bir umut, ayrı bir özlem var. Aileler alışverişini yaptı, defterler alındı, çantalar hazırlandı. Ama soralım: Gerçekten hazır mıyız?

Okulların kapısından yalnızca çocuklarımız girmiyor; onların umutları, özgüvenleri, hayalleri ve kırılgan dünyaları da sınıflara taşınıyor. Ve maalesef bu sınıfların içinde, ders kitaplarından daha zor bir sınav var: Akran zorbalığı.

Kimi zaman bir kıyafetle başlıyor, kimi zaman bir çantayla, kimi zaman ayakkabıyla… “Benim daha güzel, senin daha eski” diye başlayan cümleler, bir çocuğun kalbine ağır bir taş gibi düşüyor. Çünkü unutmayalım, herkesin ailesi aynı ekonomik güce sahip değil. Her çocuğun yaşam koşulları, aile ortamı, imkanları farklı. Ama okulun kapısından girildiğinde tek bir gerçek kalmalı: Hepimiz eşitiz.

Bir çocuk, sırf ayakkabısı yeni olmadığı için alay konusu oluyorsa; defteri süslü olmadığı için küçümseniyorsa; ailesinin ekonomik durumu nedeniyle dışlanıyorsa orada eğitimden önce insanlık sınavını kaybediyoruz. Çünkü okul, sadece bilgi değil, vicdan ve empati eğitimi de veren yerdir.

Toplum olarak bu noktada büyük bir sorumluluğumuz var. Çocuklarımıza şunu öğretmeliyiz:

Hiç kimse kıyafetiyle değerli ya da değersiz değildir.

Hiç kimse kullandığı kalemle, çantayla, marka ayakkabısıyla üstünlük taslayamaz.

Asıl büyüklük, elindekini paylaşabilmekte, arkadaşının gözyaşını silebilmekte gizlidir.

Anne-babalara düşen görev, çocuklarını akademik başarıya hazırlamak kadar, hayata karşı adaletli, duyarlı ve vicdanlı bireyler olmaya hazırlamaktır. Öğretmenlere düşen görev, sınıfta yalnızca ders değil, empatiyi ve dayanışmayı da öğretmektir. Ve biz yetişkinlere düşen görev, kendi davranışlarımızla çocuklarımıza örnek olmaktır.

Yeni eğitim yılına başlarken, çocuklarımızın çantasında kitap, defter, kalem olsun… Ama en önemlisi çantalarının en kıymetli köşesinde empati, saygı ve sevgiyi taşımayı unutmasınlar.

Çünkü biliyoruz ki, akran zorbalığının olmadığı bir okul, sadece derslerin değil, insanlığın öğrenildiği gerçek bir okul olacaktır.

Bu yıl, çocuklarımıza yalnızca dersleri değil, birbirini incitmeden de büyüyebilmeyi öğretebildiğimiz güzellikte bir yıl olsun…

Yayınlama: 03.09.2025
A+
A-
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.