AHLAKIN MEZAR TAŞI

Zaman değişiyor… İnsanlar değişiyor… Değerler değişiyor… Ama en tehlikelisi, sessizliğin normalleşmesi.

Artık öyle bir dönemdeyiz ki; özünde hiçbir bilgi, birikim, beceri barındırmayan, hiçbir konuda fikri olmayan ama her konuda konuşan insanlar etrafımızı sarmış durumda. Dahası, en çok da “insanlık, vicdan, ahlak, namus” gibi değerleri dilinden düşürmeyen, ama yaşamında bir gram bile barındırmayan tipler…

Bulunduğu konumu, hayatını, sözde itibarını bile parayla satın almış bu zavallı figürlerin peşinde, onların her sözünü kutsal sayan, akıl yoksunu bir kalabalık var. İşte bu kalabalık, toplumsal çürümenin en büyük tetikleyicisi…

Çünkü giderek azalıyor; vicdanı hür, ahlaklı, karakterli, bilgili, becerili, cesur insanlar… Ve yerini alıyor konfor alanına sıkı sıkı sarılan, “Aman kimseyle kötü olmayalım, menfaatim bozulmasın, param eksilmesin” diyen suskun çoğunluk.

Sessizlik, suça ortaklıktır

Her gün haberlerde bir felaket…

Bir kadın öldürülüyor, bir çocuk istismara uğruyor, bir genç işkence görüyor, yaşlı bir anne evladından şiddet görüyor… Her olayın ardından sosyal medyada aynı tepkiler:

“Eyvah! İnsanlık nereye gidiyor? Dünya artık yaşanılır bir yer değil!”

Hadi ya?

Kusura bakmayın ama etrafınızda olan bitene bu kadar sessiz kalırsanız olacağı bu!

Duyup duymazdan gelir, bilip bilmezden gelir, görüp görmezden gelirseniz; gün gelir bu çürümüş düzen sizi de içine çeker.

Yaşanan her felakette, her cinayette, her zulümde; “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyenlerin de payı var.

Peki ne zamana kadar?

Ta ki o yılan bir gün sizin kapınızı çalana kadar…

Ahlaksızın ahlak, zalimin merhamet anlattığı günler

Velhasıl, güzel bir söz vardır:

“Ahlaksızın ahlak, haksızın hak, zalimin merhamet dersi vermeye çalıştığı günlere geldik.”

Evet, tam da o günlerdeyiz. Çünkü suskunluk, bu gibi tipleri güçlendiriyor. Konfor alanına sıkışmış toplum, haksızlıkla yüzleşmek yerine gözlerini kaçırmayı tercih ediyor.

Çözüm mü? Parçası olmamak

Bu toplumda yaşanan herhangi bir sorunun çözümüne katkı sunmuyorsak, ne yazık ki onun bir parçası oluyoruz. Ve eğer bu durum bizi rahatsız ediyorsa, yapmamız gereken net:

Gerçeği söylemekten vazgeçmemek!!!

Haklının yanında durmak

Vicdanın sesini susturmamak

Çünkü ilahi adalette zaman aşımı yoktur!!!

Bu düzenin yükü, sessiz kalanların omuzlarında daha da ağırlaşıyor.  Unutmayın; bazen en büyük suç, hiçbir şey yapmamaktır.

Yayınlama: 31.07.2025
A+
A-