Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Beşiktaş’ın son yıllarını anlat deseler, tek cümleyle özetlerim: Başroller değişiyor ama filmin senaryosu hep aynı kalıyor.
Ahmet Nur Çebi dönemi… Taraftarı “borçları kapatacağız, ekonomik disiplin getireceğiz” masalıyla uyutan ama sonunda Beşiktaş’ı futbolcu çöplüğüne çeviren bir başkanlık portresi. Üstüne Serdar Topraktepe’nin “emanetçi” görüntüsüyle, Valérien Ismaël’in “yanlış adres” macerası eklenince Beşiktaş, dümeni olmayan bir gemiye döndü.
Ardından Hasan Arat sahneye çıktı. “Devrim yapıyoruz” dedi, “yeni vizyon” dedi. Ama ortaya çıkan şey yine aynı: bir gün Şenol Güneş’e güvenip sonra onu yolda bırakmak, ertesi gün Fernando Santos’u getirip süt dökmüş kedi gibi gönderivermek.
Serdal Adalı başkan olduğundan beri vaatlerle umut dağıtılmasından başka değişen bir şey yok.
Gelip giden hocaların sayısını unuttuk, son perdeye gelindiğinde taraftarın umudu, “kahraman geri dönüyor” diyerek Sergen Yalçın’a bağlandı. Ama o bile dört maçta iki mağlubiyet alarak ışık veremedi. Yani Beşiktaş için umut ışığı diye yakılan mum, daha dördüncü maçta rüzgârla söndü.
Hocalara bakıyorsun:
Sergen Yalçın: Bir zamanların kahramanı, geri dönüşünde “yeni bir destan” yazması beklenirken, dört maçta iki mağlubiyet… Oynanan oyunda en ufak bir gelişme yok.
Transferlere gel…
Beşiktaş’ın son yıllardaki transfer politikası, marketten etiketine bakmadan alışveriş yapan şaşkın bir müşteri gibi. Kim ucuzsa, kim piyasada kaldıysa, kim menajer torbasına düşmüşse hemen alınıyor. Sakatlıktan başını kaldıramayanlar Var mı yok mu belli olmayan hayalet forvetler, bir yığın yabancı futbolcu tribünde maaşları cebe indiriyor.
Ama asıl mesele şu: Başkanlar değişiyor, hocalar değişiyor, futbolcular değişiyor ama sahadaki Beşiktaş değişmiyor. Aynı dağınıklık, aynı kimliksizlik, aynı ruhsuzluk.
Beşiktaş yönetimleri yıllardır büyük camiayı kuyrukta bekleyen dev bir aslanı, plastik mama kabıyla doyurmaya çalışan seyyar satıcılar gibi yönetiyor. Taraftar sabrediyor, bekliyor, umut ediyor… Ama sahada gördüğü şey, kartal değil, kanadı olmayan bir güvercin.
Beşiktaş’ın kurtuluşu, ne yeni başkanla, ne yeni hocayla, ne de yeni transferle gelir. Kurtuluş ancak futbol aklıyla, sistemle, sabırla ve planla olur. Ama Beşiktaş yönetiminde bu aklı görene kadar, biz yine aynı filmi izlemeye devam edeceğiz sanırım. Başroller değişecek, ama final hep aynı olacak: hüsran.