Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Ben bu şehirde doğdum. Aydın’da. Güneşin en güzel battığı yerde, zeytin kokularının çocukluğuma karıştığı sokaklarda büyüdüm. Bu şehir benim yuvam, hatıralarımın vitrini. Ama artık ne yazık ki her gün içimde büyüyen bir öfkeyle bakıyorum bu kente. Çünkü Aydın, kendi gölgesinde boğuluyor. Ve biz, bu bataklığı seyrediyoruz.
Bir zamanlar Ege’nin parlayan yıldızıydı bu şehir. Bugünse, çevresindeki iller koşarken, Aydın yerinde bile saymıyor. Geri gidiyor. İzmir sanayiyle, tarımla, kültürle büyürken; Denizli tekstilde dünya markası olurken; Muğla turizmiyle çıtayı göklere çıkarırken Aydın ne yapıyor?
Hiçbir şey.
Son 20 yılın muhasebesini yapalım. Ne değişti bu şehirde? Kaç fabrika açıldı? Kaç genç burada kalmak istedi? Hangi yatırımla övündük? Aydın, Ege’nin emekliler şehri olmak dışında hangi kimliği kazandı? Söyleyin. Çünkü ben göremiyorum. Gördüğüm tek şey: suskunluk, beceriksizlik, vizyonsuzluk.
Ve bunun sorumluları belli…
Belediye Başkanları, sadece vitrin projelerle oyalanırken kent çürüyor. Kuyucak’tan Karacasu’ya, Nazilli’den Didim’e kadar her ilçe, imar kargaşası, ulaşım rezaleti, çevre katliamı yaşıyor. Ama kimsede bir “Aydın vizyonu” yok. Herkes günü kurtarma, koltuğunu sağlama alma derdinde.
Ve en büyük sorumluluk İktidarın en önemli milletvekillerinden biri olan Mustafa Savaş ve Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nda. Sayın Mustafa Savaş 3 kere bu halkın karşısına belediye başkan adayı olarak çıkıp vaatler verdi seçilemeyince arkasını dönüp gitti. Sadece belediye başkanı olunca değil milletvekiliyken de yapabileceği pek çok projeyi seçimlerin arkasından rafa kaldırdı. Sayın Özlem Çerçioğlu yıllardır bu şehri yönetiyor ama Aydın’ı ileri taşıyamadı. Evet, bazı hizmetler yapıldı. Ama bu şehir yerel hizmetten ibaret değil. Aydın’ın gelecek vizyonu yok. Gençler buradan kaçıyor, üretici eziliyor, belediye takımları dışında şehrin sporuna yatırım yapılmıyor. Yatırımcı Aydın’ı radarına bile almıyor. Neden? Çünkü güvenmiyor. Çünkü Aydın’da “yönetim” yok, “siyaset” var sadece.
Şunu net söylemek gerek: Aydın bir çıkmazda. Ve bu çıkmazı yaratanlar, bugünün belediye başkanları, vekiller, yerel bürokratlar, siyasetin taşeronluğunu yapan rantçılar, işini gücünü bırakmış birbirine laf atan ve ben dahil işini yaptığını zan eden gazeteciler. Hepsi bu suça ortak.
Yarınlarımız karanlık çünkü bugünü yönetenler ya gözünü kapatmış ya da kendi ışığında kör olmuş durumda.
Ama hâlâ geç değil. Bu şehir, geçmişte başardığı gibi, yine ayağa kalkabilir. Ancak bunun için önce yüzleşmek gerek. Cesaretle, açık açık.
Kim alınırsa alınsın. Alınması gerekenler zaten bugüne kadar sorumluluktan kaçanlardır. Biz sustukça karanlık büyüyor.
Aydın, ya bu zihniyeti değiştirecek…
Ya da yarınlar, bugünden de karanlık olacak.