Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bazı hikayeler vardır; kahramanını anlatmaz… etrafındaki çürük elmaları ele verir.
Söke’de TRSM’de yıllarca ve sessizce ama binlerce insana dokunan bir isim: Saliha Ondört. Ne gürültü, ne reklam… Sadece işini yapıp, yoluna bakanlardan. Ta ki görünmeyeni görünür kılana kadar. Çünkü bazı insanlar gittikleri yeri doldurmaz; adeta dönüştürür.
Saliha Ondört , nereye gitse oraya değer kazandıran, unutulmuş makamları yeniden hatırlatan, toz tutmuş, pas tutmuş yapıları yeniden konuşturan bir etki bırakıyor. Sanki sadece bir görev üstlenmiyor da aynı zamanda ihmal edilmiş ne varsa ayağa kaldırma gibi sessiz bir misyon taşıyor. Bu yüzden gittiği her yerde bir olay patlıyor, girdiği her iş her alan bir anda konuşulmaya başlıyor.
Yıllardır kimsenin dönüp bakmadığı kent konseyi… Ne yapar, kim yapar, kim yönetir, yetkisi nedir, etkisi nedir? diye sorulmayan bir yapı… Saliha Ondört aday olana kadar kimsenin gündeminde bile değildi. Sonra bir anda herkes uzman kesildi, herkes bilirkişi… Demek ki mesele kurum değilmiş; mesele, oraya hayat vermemiş, hayat verenmiş…
Ardından tanıdık senaryo başladı: Devlet memurunun orada ne işi var?
Mesai saatleri takip edilsin…
Yok şöyle olmuş, yok böyle olmuş…
mış mış mış da muş muş muş…
Bir anda herkes hem hukukçu, hem müfettiş, hem de zaman planlama uzmanı oldu.
Çünkü iş üretmeyenlerin en sevdiği şeydir: Üreteni denetlemek.
Yetti mi? Yetmedi!
Görev yeri değişti.
Oldu mu olmadı!
Yöntemler tartışıldı. Sonunda da ustaca kurgularla koltuk el değiştiriverdi.
Ama mesele kapanmadı. Çünkü bazı insanlar görevden alınsa da etkileri devam eder.
Bu kez sahne değişti: Kadın Kolları Başkanlığı
Düne kadar “Kim başkan, yönetiminde kaç kadın var, ne iş yaparlar? Etkisi yetkisi nedir?” diye sorulmayan bir yapı… bir anda mercek altına alındı. “Niye orada yok?”, “Niye burada görünmedi?”, “Fotoğrafta neden var, etkinlikte neden yok?”
Yıllardır hiç olmayan, hiç görülmemiş bir merak patlayıverdi bir anda…
Tüm bunlar birer tesadüf mü dersiniz ? Pek sayılmaz😊
Çünkü bu kadın nereye el atsa orası bir anda görünür oluyor. Aslında bir kesimi rahatsız eden şey onun görünürlüğü değil; yıllardır görünmeyen her şeyin onunla birlikte ortaya çıkması ve görünür olması…
Çünkü hareket, durağanlığı ifşa eder.
Çünkü çalışan birinin varlığı, yerinde sayanı görünür kılar.
O yüzden mesele Saliha Ondört değil, mesele onun varlığının ortaya çıkardığı tablo…
İnsan bazen başkasına kızdığını sanır… aslında kendi yetersizliğiyle yüzleşmekten kaçıyordur. İşte onun aleyhinde çırpınanların yaşadığı ruh hali de bu… Ama yüzleşmek kolay değildir elbet, o yüzden en kolay yol seçilir: küçültmek, tartışmak, gölgelemek…
Ne yapılırsa yapılsın değişmeyen bir gerçek var: Nereye gitse oraya sadece görev değil, dikkat de taşıyor. Sessiz ama etkili bir dokunuşla.
Yani demem o ki Saliha Ondört, sen sadece bir yerden bir yere gitmiyorsun… Gittiğin her yeri yeniden canlandırıyor , değerini yükseltiyorsun.
Şimdi ister istemez sormak zorunda kalıyorum…
Sırada neresi var Saliha’cım?