SANAYİ ODASI’NDA ASIL YARIŞ NE İÇİN?

Aydın Sanayi Odası’nda seçim havası iyiden iyiye ısınıyor.
Adaylar ortaya çıkıyor, kulisler hareketleniyor, farklı çevreler devreye giriyor.
Buraya kadar normal.
Seçim dediğin böyle bir şey.
Ama benim dikkatimi çeken, adayların kim olduğundan çok bu yarışın neden bu kadar büyütüldüğü.
Çünkü ortada sadece bir başkanlık yarışı görüntüsü yok.
Sanki başka hesaplar da var.
Benim gördüğüm tablo şu:
Sanayi Odası’nın başkanlığı, sadece bir oda başkanlığı değil.
Bazıları için bunun çok daha fazlası olduğu anlaşılıyor.
Geçmişe bakalım.
Mehmet Yunus Şahin iki dönem görev yaptı.
Ardından Gökhan Maraş görevi devraldı.
Bugüne kadar oluşan anlayış da buydu.
İki dönem görev yapan bayrağı devrediyordu.
Şimdi ise bu anlayışın dışına çıkılmak isteniyor.
Gökhan Maraş devam etmek istiyor.
Diğer tarafta yine Kaltun grubundan bir isim adaylık için ortaya çıkıyor.
Üstelik bu isim mevcut yönetimin içerisinde.
Şimdi burada benim kafama takılan soru şu:
Madem aynı yapı içerisindesiniz, neden aynı yapı içerisinde böyle bir yarış başladı?
Bunun cevabını elbette adaylar verecek.
Ben sadece soruyorum.
Çünkü bazen seçimden çok, seçimin arkasındaki hesap önemlidir.
Bir de işin içerisine başka odaların, siyasetin ve farklı çevrelerin girmesi var.
Sanayi Odası seçimi…
Ama etrafındaki hareketliliğe bakıyorsunuz, herkes burada.
Ticaret çevreleri burada.
Siyaset burada.
Kulis burada.
Neden?
Sanayi Odası başkanlığı gerçekten sanayicinin sorunlarını çözmek için mi bu kadar önemli hale geldi?
Yoksa bu makamın başka avantajları mı var?
İşte benim asıl merak ettiğim nokta bu.
Çünkü oda başkanlığı benim gözümde makamdan önce sorumluluktur.
Sanayicinin derdini dinleyeceksin.
Üyenin önündeki engeli kaldırmaya çalışacaksın.
Aydın’da üretimin, yatırımın, istihdamın önünü açacaksın.
Bunları yapıyorsan mesele yok.
Ama oda makamını şirket işlerinin takip edildiği bir yere dönüştürürsen, orada durup bir düşünmek gerekir.
Kaltun’la ilgili geçmiş dönemden bugüne kulislerde konuşulanlar da zaten bu nedenle dikkat çekiyor.
Şirket işleri için Sanayi Odası makamının kullanıldığı yönünde iddialar var.
Kurum kurum dolaşıldığı, çeşitli taleplerin ilgili makamlara taşındığı anlatılıyor.
Muğla konusu var.
Büyükşehir tarafında dile getirildiği söylenen talepler var.
Arazilerde yapılan görüşmelerden söz ediliyor.
Bunların tamamı kulislerde konuşulan iddialar.
Ben de açıkça yazıyorum.
Çünkü iddia varsa cevabı da vardır.
Çıkarsınız, “Böyle bir şey olmadı” dersiniz.
Ya da ne olduğunu anlatırsınız.
Kamuoyu da öğrenir.
Benim söylemek istediğim başka.
Sanayi Odası’nın kapısından içeri giren herkes, o kapının kişisel işlerin kapısı olmadığını bilmeli.
O kapı Aydın sanayicisinin kapısıdır.
Orada Kaltun da var.
Başka şirketler de var.
Küçük sanayici de var.
Büyük sanayici de var.
Hepsinin hakkı aynı.
O yüzden kimse “Benim şirketim” diye bakmamalı.
“Bizim sanayimiz” diye bakmalı.
Bugün seçim var diye herkes kendi hesabını yapabilir.
Aday olabilir.
Destek verebilir.
Kulis yapabilir.
Bunlar siyasetin ve seçimin doğasında var.
Ama bir sınır da olmalı.
O sınırın adı etik olmalı.
Çünkü koltuklar gelip geçer.
Başkanlar değişir.
Yönetimler değişir.
Ama kurumların itibarı kalır.
Benim derdim bir adayın kazanması ya da başka bir adayın kaybetmesi değil.
Benim derdim şu:
Aydın Sanayi Odası kimin için var?
Sanayici için mi?
Yoksa bazı şirketlerin, bazı çevrelerin ve bazı hesapların merkezi olmak için mi?
Bunun cevabını seçim sandığı değil, aslında yapılacak işler verecek.
Kim seçilirse seçilsin…
Biz de oturup bakacağız.
Sanayicinin derdiyle mi ilgileniyor?
Yoksa kendi çevresinin işiyle mi?
Üyenin önünü mü açıyor?
Yoksa makamı başka işler için mi kullanıyor?
İşte o zaman kimin ne söylediğinden çok, ne yaptığına bakacağız.
Çünkü Aydın sanayisi birkaç kişinin hesabından çok daha büyük.
Bu oda da birkaç kişinin özel alanı değildir.
Sanayicinin odasıdır.
Bunu unutan olursa da biz hatırlatırız.

Yayınlama: 22.09.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.