Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bazen bir şehrin değişimini anlamak için çok büyük sözlere gerek yoktur.
Sokağa çıkmak, insanlarla konuşmak, esnafın düşüncesini dinlemek, vatandaşın beklentilerine kulak vermek yeterlidir.
Söke’de de son dönemde böyle bir hareketlilik var.
Elbette Söke’nin çözülmesi gereken sorunları var. Yıllardır konuşulan, zaman zaman gündeme gelen ancak bir türlü istenilen noktaya gelmeyen meseleler de var.
Ama bugün farklı bir şeyden bahsetmek gerekiyor.
Söke’de artık umut konuşuluyor.
Bir şehrin geleceği açısından bundan daha önemli bir başlangıç olabilir mi?
Söke sadece sorunlarıyla anılacak bir kent değil.
Tarımıyla, sanayisiyle, ticaretiyle, turizme yakınlığıyla, insan kaynağıyla ve coğrafi konumuyla önemli bir potansiyele sahip.
Mesele bu potansiyeli doğru şekilde değerlendirebilmek.
Bunun için de siyasetin, kurumların, sivil toplumun ve iş dünyasının aynı masada buluşabilmesi gerekiyor.
Çünkü Söke’nin ihtiyacı artık birbirini suçlayan değil, birbirini tamamlayan bir anlayış.
Yerel yönetimlerin Ankara ile kurduğu güçlü ilişkiler, merkezi hükümetin yatırımları, Aydın’ın büyükşehir imkanları ve Söke’nin kendi dinamikleri bir araya geldiğinde ortaya çok daha farklı bir tablo çıkabilir.
Bunu görmek için biraz sabırlı olmak gerekiyor.
Şehirler bir günde değişmez.
Yılların birikmiş sorunları birkaç ay içerisinde ortadan kalkmaz.
Ama doğru adımlar atılırsa, taşlar doğru yere konulursa, bugün küçük görünen çalışmalar yarının büyük değişiminin başlangıcı olabilir.
İşte Söke’nin bugün ihtiyacı olan da tam olarak budur.
Kavga değil, ortak akıl.
Engel değil, çözüm.
Eleştiri değil, gerektiğinde destek.
Elbette basının görevi yapılan her şeyi alkışlamak değildir.
Yanlış varsa söyleyeceğiz.
Eksik varsa yazacağız.
Vatandaşın hakkını ve beklentisini gündeme getireceğiz.
Ancak yapılan doğru işlerin de hakkını teslim etmek gerekir.
Çünkü sadece eksikleri konuşarak şehir büyümüyor.
Güzel gelişmeleri de görmek, kamuoyuna aktarmak ve şehrin moralini yükseltmek gerekiyor.
Söke’nin artık kendi geleceğine daha fazla inanması lazım.
Özellikle gençlerin bu şehirde gelecek görmesi, esnafın önünü görebilmesi, yatırımcının Söke’ye güvenmesi ve vatandaşın “Söke’de işler değişiyor” diyebilmesi gerekiyor.
Bunun yolu da ortak hedeflerden geçiyor.
Söke’nin il olma hedefi varsa, bu hedef etrafında siyaset üstü bir birliktelik oluşturulmalı.
Yeni yatırımlar isteniyorsa, bunun için Ankara’nın kapıları daha fazla çalınmalı.
Sanayinin gelişmesi isteniyorsa, OSB’den tarıma kadar bütün alanlar birlikte düşünülmeli.
Turizm konuşuluyorsa sadece sahil ilçeleri değil, Söke’nin tarihi ve doğal zenginlikleri de bu planın içerisinde değerlendirilmeli.
Kısacası Söke artık kendi hikâyesini kendisi yazmalı.
Ben bugün Söke’ye baktığımda sadece sorunları görmek istemiyorum.
Ben Söke’nin geleceğini görmek istiyorum.
Çünkü bu şehrin buna gücü var.
Söke insanının çalışkanlığı var.
Esnafının mücadele gücü var.
Sanayicisinin yatırım kabiliyeti var.
Çiftçisinin emeği var.
Gençlerinin enerjisi var.
Ve en önemlisi, bu şehrin çok güçlü bir geçmişi var.
Geçmişi güçlü olan şehirlerin geleceği de güçlü olabilir.
Yeter ki birbirimize engel olmak yerine birbirimize destek olalım.
Yeter ki siyasi görüşlerimizi Söke’nin önüne koymayalım.
Yeter ki “Ben yaptım” anlayışı yerine “Biz yaptık” anlayışını büyütelim.
Çünkü Söke hepimizin.
Bugün hangi siyasi parti iktidarda olursa olsun, hangi isim belediye başkanı olursa olsun, hangi kurumun başında kim bulunursa bulunsun…
Sonuçta kazanan Söke olmalı.
Bence artık Söke için biraz da güzel şeyleri konuşmanın zamanı geldi.
Çünkü bu şehir bunu fazlasıyla hak ediyor.
Ve inanıyorum ki;
Söke için güzel günler, doğru adımlar ve güçlü bir birliktelikle çok daha yakın.