Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Söke siyasetinde son günlerin en çok tartışılan konularından biri, Belediye Başkanı M. İberya Arıkan’ın AK Parti’ye geçişi oldu. Bu gelişmenin ardından en sert çıkışlardan biri ise, uzun süredir Arıkan’ın yanında görüntü veren Yağız Pullukçu’dan geldi.
Pullukçu, meclis toplantısı öncesi sosyal medya hesabından yaptığı çağrıyla halkı toplantıya davet etti. Ancak bu çağrı daha yapılır yapılmaz büyük tepki topladı. Çünkü kamuoyunun hafızası güçlüdür; Bugüne kadar Arıkan’ın yanında boy gösteren, yapılan her icraata sessiz kalan Pullukçu’nun bir anda muhalif pozlara bürünmesi vatandaşın gözünden kaçmadı. Tepki netti: “Madem bu kadar rahatsızdın, neden dün sustun?”
Açık konuşmak gerekirse Pullukçu’nun bu çıkışı, siyasette samimiyetsizliğin en bariz örneklerinden biridir. Halk, hesaplı hamleleri, günü kurtarmaya dönük açıklamaları çok çabuk okur. Görünen o ki bu çağrı, halka değil, kendi reklamına dönük bir hamleydi. Ancak geri tepti.
Daha vahimi, bu tavır kendi partisi içinde bile hoşnutsuzluk yarattı. CHP Söke teşkilatına zarar veren, birliği bozmak yerine kargaşayı körükleyen bu tutum, siyaseten büyük bir gaf olarak kayıtlara geçti.
Diğer yanda ise M. İberya Arıkan, dün yönettiği meclis toplantısından güçlenerek çıktı. Eleştirilerin gölgesinde değil, icraatın merkezinde durdu. Halkın gözü önünde tam not aldı.
Siyasette samimiyetin ve tutarlılığın yerini hiçbir şey tutmaz. Dün birlikte yürüdüğün kişiye bugün sırtını dönüp, geçmişteki suskunluğunu açıklayamıyorsan; ne halkı ne de partini arkasına alabilirsin. Pullukçu’nun çağrısı da işte bu yüzden ciddiye alınmadı.
Kısacası; siyasette en büyük kayıp, inandırıcılığını yitirmektir. Yağız Pullukçu, bu hamlesiyle maalesef kendi güvenilirliğini tüketmiştir.