AYESOB’TA SAMİMİYET VE VİCDAN SINAVI

Aydın’da 3 Mayıs’a giderken yaşananlar artık bir seçim değil, bir duruş meselesi.

Düne kadar “Ankara’dan Aydın yönetilemez” diyenlerin bugün farklı merkezlerin gölgesinde pozisyon alması… Bu bile başlı başına bir çelişki.

Mehmet Yiğiner ile Muhammet Ali Künkcü arasında konuşulanlar da bu sürecin kırılma noktalarından biri.

Ortada abartıldığı gibi verilmiş bir söz yok.
Künkcü’nün yaklaşımı baştan beri net:
“Seçim bitsin, oturur konuşuruz. Şimdiden söz veremeyiz.”

Ama siyaset, netlikten çok beklentiyle beslenir.
Beklenti karşılanmayınca da yön değiştirenler olur.

Ve tam bu tartışmalar sürerken yeni bir gelişme geldi:

Serhan Avşar adaylıktan çekildiğini açıkladı.

Bu hamleyle birlikte seçimdeki denklem de netleşti.
Konuşulan “çoklu liste”, “oy bölme” senaryoları bir anda anlamını yitirdi.

Geriye tek bir gerçek kaldı:
Sahada karşılığı olanla, olmayan arasındaki fark.

Çünkü bazı adaylıklar kazanmak için değil, denge bozmak için ortaya çıkar.
Ve o denge kurulamayınca sahneden çekilmek kaçınılmaz olur.

Bugün gelinen noktada tablo açık:
Muhammet Ali Künkcü sahada güçlü ve karşılığı olan bir isim olarak öne çıkıyor.

Ama mesele sadece kazanmak değil.

Şoförler odaları üzerinden yürütüldüğü konuşulan temaslar, perde arkasındaki hamleler… Bunların hepsi hâlâ aynı soruyu canlı tutuyor:

Bu süreç ne kadar yerel kaldı?

Çünkü Aydın’ın hafızası güçlüdür.
Kim ne dedi, kim ne yaptı, unutmaz.

3 Mayıs’ta sandığa sadece oy atılmayacak.
Bir duruş oylanacak.

Kim rüzgâra göre yön değiştirdi…
Kim kendi iradesinin arkasında durdu…

Hepsi ortaya çıkacak.

Ve belki de en net sonuç şu olacak:
Bazı seçimler rakipleri değil, gerçekleri ortadan kaldırır.

Yayınlama: 28.04.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.