Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Her sabah gözümüzü kaosa açıyoruz. Trafik, haberler, zamlar, öfke… Sanki yaşamak değil de bir tür hayatta kalma mücadelesi veriyoruz. Hayatın her alanına sinmiş bir savrulmuşlukla yaşıyoruz. Sabah gözümüzü açar açmaz bizi sarmalayan kaosun adı artık “gündelik hayat.” Ne siyasette ahlaki bir zemin kaldı, ne ticarette vicdan. Herkes bir çıkarın peşinde, kimse yaptığı işin anlamını ya da toplumsal karşılığını sorgulamıyor.
Siyaset? Çoktan halkın sorunlarını çözme iddiasından uzaklaştı. Artık güç paylaşımı savaşlarının, koltuk mücadelelerinin arenası haline geldi. Esnaf desen, bir zamanlar mahalle kültürünün temel taşı olan o insan sıcaklığı yerini fahiş fiyatlara, kandırmacaya bıraktı. Dürüstlük adeta bir lüks gibi, artık raflarda satılmıyor��
Sosyal hayat ise adeta felç. İnsanlar birbiriyle selamlaşmaktan çekinir oldu. Bir bakış, bir söz hemen çatışma sebebi… Tahammül kalmadı; çünkü herkes yorgun, herkes bitkin, herkes küskün, herkes kırgın… Sanki içimizde biriken öfke, ilk fırsatta karşımızdakine patlamayı bekliyor.
Sanat?
Anlaşılmıyor, değer görmüyor. Üretmekten çok tüketmeye alıştık. Sanatın derinliği, anlamı değil; trend oluşu değerli artık. Ne anlayan kaldı ne saygı gösteren. Tüketim kültürünün gölgesinde kaldı. Sanat, toplumun aynasıydı hani? Aynaya bakmaktan korkan bir toplum olduk belki de… Derinliği sevmiyoruz, çünkü yüzeyde oyalandıkça daha az acıtıyor gerçekler.
Futbol?
Aslında olması gereken yerin çok uzağında. Siyasetin, paranın, rantın oyuncağı olmuş. Tribünler nefret kusan kürsülere dönmüş. Hangi renk daha güzel diye değil, hangi takımın patronu daha güçlü diye konuşuluyor artık.
Ve eğitim sistemi…
İtiraf edelim: İçler acısı. Ezberin kutsandığı, eleştirel düşüncenin bastırıldığı, yeteneklerin köreltildiği bir yapıdan nasıl bir gelecek çıkarabiliriz? Gençler neye hazırlanıyor? Biz onları neye ne kadar hazırlayabiliyoruz? Bunlar bilinmiyor da yalnızca çok hızlı olmaları gerektiği öğretiliyor. Çünkü her şey hızla tükeniyor, tüketiliyor. İlişkiler, bilgi, ilgi alanları, toplumsal değerler(saygı, sevgi, dürüstlük, ahlak, vicdan)
Bu karmaşa içinde bir şekilde var olmaya çalışıyoruz. Belki de en zor zamanlardan geçiyoruz toplum olarak… Ama şu soruyu sormadan da edemiyorum: Bu gidişin sonu nereye?
Bu yol nereye çıkar?
Toplumsal olarak aynaya bakma cesaretini gösterdiğimiz gün, belki yeni bir başlangıcın ilk adımını atmış olacağız. Şimdilikse sadece bir enkazın içinde, nefes almaya çalışıyoruz.