Göklerde Bir Emanet, Aydın’da Bir Sorumluluk

Bazı ziyaretler vardır, nezaket gereğidir. Bazıları vardır, hafızanı tazeler. Türk Hava Kurumu Aydın Şubesi Başkanlığı görevine seçilen Selim Özyılmaz’ı ziyaretim ikinci türdendi.

Selim Başkan benim için sadece bir kurum temsilcisi değil; aklına koyduğunu takip eden, samimiyeti gösterişten uzak bir ağabeydir. Göreve geliş hikâyesi de öyle büyük cümlelerle değil, sorumluluk bilinciyle yazılmış. Önceki başkan Dinçer Saldırış’ın vefatının ardından yönetim kurulunun teveccühüyle görevi devralmış. “Kurumu biraz daha ön plana çıkarmamız gerekiyor” derken gözündeki kararlılık, makam heyecanından değil, emanet duygusundan besleniyor.

Bu emanet sıradan bir tabela değil. 16 Şubat 1925’te “Türk Tayyare Cemiyeti” adıyla kurulan, bizzat Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yönlendirmesiyle hayata geçirilen bir mirastan söz ediyoruz. Atatürk’ün Bolu Milletvekili Cevat Abbas’a söylediği o cümle bugün hâlâ kulağımızda çınlamalı: “Hayalini geniş tut. Uçak yapmayı bile düşün.”

“İstikbal Göklerdedir” sözü bir vecize değil, stratejik bir vizyondu. Gelecekte savaşların göklerde olacağını öngören bir lider, gençliğe yön çiziyordu. Havacılığı bir spor, bir teknik uğraş, bir bağımsızlık meselesi olarak aynı cümlede toplayabiliyordu. Bugün bize düşen, o vizyonu duvara asmak değil, hayata taşımak.

Selim Başkan’ın üzerinde durduğu konu tam da bu: Sivil ve sportif havacılığın Aydın’da kök salması. Planör, yamaç paraşütü, serbest paraşüt, model uçak, İHA… Bunlar süslü başlıklar değil; bir gencin ufkunu genişletecek kapılar. Okullarda havacılığı anlatmak, gençleri tesislerle tanıştırmak, havacılık faaliyetlerinin yapıldığı alanlara geziler düzenlemek… Hepsi bir bilinç inşasının parçaları.

Şunu açık konuşalım: Türk Hava Kurumu devletten bütçe almıyor. Gelir kalemleri bağışlanan ve gelir getirici gayrimenkuller, fitre, zekât ve kurban derileri. Yani bu kurumun kanatları, milletin desteğiyle güçleniyor. Aydınlıların fitre ve zekâtlarını kuruma bağışlayabilmesi için çalışmalar başlatılmış. Okullara zarf dağıtımı en geç önümüzdeki pazartesi başlıyor.

Bu noktada mesele sadece bir bağış meselesi değil. Bu, “Ben bu şehrin gençleri göğe baksın istiyorum” deme meselesi. Kamu kurumlarının, şehrin sivil dinamiklerinin ve Aydınlıların desteği olmadan bu iş eksik kalır. Havacılık bir kişinin omzunda yükselecek bir alan değil.

Bayram sonrası planlanan faaliyetler var. Şimdilik görüşmeler sürüyor, netleştiğinde duyurulacak. Ama niyet belli: Aydın’da sivil ve sportif havacılığı görünür kılmak.

Selim Özyılmaz’ı dinlerken şunu düşündüm: Biz bazen büyük idealleri sadece anma törenlerinde hatırlıyoruz. Oysa bir kurumun kapısını çalıp “Bu şehir için ne yapabiliriz?” diye sormak, en somut vatanseverlik biçimidir.

İstikbal göklerdeyse, biz yerde durup seyredemeyiz.
Aydın’ın gençleri göğe bakmayı hayal olarak değil, hedef olarak görmeli. Bunun için de o kapıdan içeri giren her destek, her katkı, her ilgi kıymetlidir.

Selim Başkan’a görevinde başarı diliyorum. Bu şehir, göğe uzanan her adımı sahiplenmeli. Çünkü göğe bakmayan bir şehir, yarına da bakamaz.

Yayınlama: 24.02.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 1 Yorum
  1. Vedat kenar dedi ki:

    Ellerinize sağlık güzel bir açıklama ve iyi bir anlatım keşke herkes sizin gibi bir şeyler yapmaya çalışsa
    Selim özyılmaz başkanımıza yeni görevinde başarılar dilerim.