Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Aydın yıllardır stadyum bekliyor.
Öyle sıradan bir bekleyiş değil…
Hani düğün günü gelir de damat ortada görünmez ya…
İşte tam öyle.
Depreme dayanıksız olduğu için yıkılan Adnan Menderes Stadyumu’nun yerine yenisi yapılacaktı. Yapılıyor da…
Yapılıyor mu?
Yapılmaya çalışılıyor mu?
Yoksa sadece yapılmış gibi mi yapılıyor?
İnsan artık emin olamıyor.
İşin ilginç tarafı, Aydın’daki stadyumla aynı mimari yapıya sahip Muğla Stadyumu’nun inşaatına daha sonra başlandı. Muğla’daki bitti, açıldı, maçlar oynandı, tribünler doldu.
Bizimki ise hâlâ “yakında” aşamasında.
Sanki stadyum değil, sabır taşı inşa ediliyor.
Üstelik şartnameye göre teslim tarihi 26 Aralık 2025’ti.
Bugün 8 Haziran 2026.
Aradan tam 164 gün geçti.
164 gün…
Neredeyse yarım yıl.
Bir futbol sezonunun önemli bir bölümü.
Bir bebek doğsa emeklemeye başlar.
Bir çiftçi ektiğini biçer.
Ama Aydın Adnan Menderes Stadyumu hâlâ bitmedi.
Bitmediği gibi yeni bir tartışmanın da merkezine oturdu.
Çimler sararmaya başladı.
Evet…
Henüz kapıları açılmamış, seyircisi tribüne girmemiş, futbolcusu sahaya çıkmamış stadyumun çimleri sararıyor.
Normalde çimler futbolcuların ayakları altında yıpranır.
Bizde beklemekten yıpranıyor.
Sahada ilk golü futbolcular değil, güneş ve ihmal atacak diye korkuyor insan.
Elbette sevindirici bir gelişme de yaşandı.
Aydın’a yeni atanan Vali Dr. Osman Varol stadyum inşaatında incelemelerde bulundu ve çalışmaların hızlandırılması yönünde talimat verdi.
Bu önemli…
Çünkü kamu yatırımlarında en büyük sorunlardan biri gecikmenin normalleşmesidir.
Bir iş zamanında bitmeyince kimse hesap sormazsa gecikme alışkanlığa dönüşür.
Sayın Vali’nin sahaya inmesi ve süreci yakından takip etmesi, bekleyen binlerce sporsever açısından umut verici bir adımdır.
Ancak madalyonun diğer yüzü hâlâ ortada duruyor.
Madem iş bu kadar gecikti…
Madem teslim tarihi üzerinden 164 gün geçti…
Madem çimler bile beklemekten sarardı…
O halde bu gecikmenin sebebi nedir?
Kamuoyuna bugüne kadar neden açık ve tatmin edici bir açıklama yapılmadı?
İnsanlar bunu merak ediyor.
Çünkü mesele sadece bir yapı değil.
Mesele verilen söz.
Mesele planlama.
Mesele kamu kaynağı.
Mesele Aydın’ın yıllardır özlemini çektiği stadyum.
Aydınlı artık İskele görmek istemiyor.
Bahane duymak istemiyor.
Tribüne oturmak, sahaya bakmak ve “nihayet bitti” demek istiyor.
Çünkü görünen o ki…
Bu şehirde sadece taraftarlar değil,
çimler bile beklemekten yoruldu.