AYESOB Üzerinden MHP’de Güç Mücadelesi mi?

Siyaset bazen açık sahada oynanır, bazen de perde arkasında. Aydın Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği seçimleri ise şimdiden kulis satrancına dönmüş durumda.

Mevcut Başkan Muhammet Ali Künkcü’nün karşısına uzun süredir Aydın Şoförler Odası Başkanı Semih Özmeriç’in çıkacağı konuşuluyordu. Hatta kulislerde “yarış netleşti” deniyordu. Fakat siyaset, özellikle de oda seçimleri, düz bir çizgi izlemez. Bir anda aynı mahallenin içinden yeni bir aday çıkar.

Serhan Avşar’ın adaylığı tam da böyle bir denklemde açıklandı.

Burada asıl mesele bir kişinin aday olması değil. Demokrasi varsa aday da olur, üç aday da olur. Asıl mesele, adayın hangi zeminde, hangi zamanlamayla ve hangi atmosferde sahaya sürüldüğüdür.

Ortaya çıkan tabloya bakınca insan ister istemez şu soruyu soruyor: Aynı siyasi kökenden gelen iki ismin aynı seçimde karşı karşıya gelmesi kime yarar?

Milliyetçi camia disiplinli yapısıyla bilinir. Hiyerarşi nettir, sadakat nettir, çizgi nettir. Hele ki hâlihazırda o camiadan gelen bir başkan görevdeyken, yine aynı gelenekten bir başka adayın çıkması basit bir “demokratik yarış” başlığıyla geçiştirilecek bir durum değildir.

İftar programında yapılan adaylık açıklaması, salondaki isimler, gönderilen çelenkler, verilen mesajlar… Bunların hiçbiri siyasette tesadüf değildir. Her görüntü bir işarettir, her kare bir mesaj taşır. Yeni il başkanının çelengi ise kulislerde “teşkilat bu işin neresinde?” sorusunu daha yüksek sesle sordurdu.

Şimdi basit bir matematik yapalım.

Eğer milliyetçi taban ikiye bölünürse, aradan üçüncü bir isim avantajlı çıkmaz mı?

Eğer oylar parçalanırsa, kazanan kim olur?

Ve en kritik soru: Bu tablo gerçekten bir tercih mi, yoksa ustaca kurgulanmış bir senaryo mu?

Siyasette bazen bir aday sahaya kazanmak için çıkar. Bazen de denge değiştirmek için. Bazen vitrine konur, bazen vitrini dağıtmak için kullanılır. Figüran kelimesi ağır kaçar belki ama bazı roller başrol için değil, oyunun yönünü değiştirmek içindir.

Muhammet Ali Künkcü, yıllardır teşkilat refleksiyle hareket eden bir isim. Kurumsal hafızası var, sahayı tanıyor, esnaf yapısını biliyor. Seçim kazanma ihtimali yüksek görülen bir başkanın tam karşısına, aynı siyasi zeminden bir başka adayın çıkması, doğal olarak “kime çalışıyor?” sorusunu doğurur. Bu soru kötü niyetli değil, matematiksel.

Milliyetçi Hareket Partisi, siyasi ahlak ve disiplin konusunda en keskin çizgilere sahip partilerden biri olarak anılır. Eğer Aydın’da bu seçim süreci bir bölünmüşlük görüntüsüne evrilirse, bu yalnızca bir oda seçimi meselesi olmaktan çıkar. Bu, tabanda “biz ne yapıyoruz?” sorgusuna dönüşür.

Ve asıl risk şudur: Diyelim ki oylar bölündü. Diyelim ki milliyetçi esnaf ikiye ayrıldı. Ve diyelim ki aradan başka bir isim sıyrılıp başkan oldu. O zaman ortaya çıkacak tablo, yalnızca bir seçim kaybı değil, siyasi strateji hatası olarak tarihe geçer.

Bazen bir hamle satrançta zekice görünür ama iki hamle sonrası mat getirir.

Aydın esnafı sağduyuludur. Kim yıllardır sahada, kim rüzgârla gelmiş, kim kalıcı, kim geçici… Bunları en iyi onlar bilir. Seçim günü sandık sadece oy değil, mesaj da verir.

Bu süreçte asıl merak edilen şu: Bu adaylık gerçekten bir iddia mı, yoksa bir denge operasyonu mu?

Cevabı sandık verecek. Ama şimdiden görünen o ki, Aydın’daki bu yarış sadece esnaf odası seçimi değil, aynı zamanda bir iç muhasebe sınavı.

Yayınlama: 03.03.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.