Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Her sezon aynı ritüel: Evraklar hazırlanır, teslim edilir, Suat Deniz gibi bu işin yükünü sırtlayan insanlar uğraşır ve sonunda biz de sahaya girip mesleğimizi yaparız. Burada Suat Abi’ye bir parantez açmak lazım; emeği tartışılmaz. Ama bu yazı ona değil, TSYD’nin giderek akıl dışına kayan şartnamelerine dair.
Geçen gün Suat Abi’den bir mesaj:
“TSYD aradı, senin ve Erol abinin vergi levhası, abone olduğunuz ajanslardan birinin sözleşmesi ve günlük 100 bin tıklanma verisi istendi.”
Buyurun buradan yakın.
Vergi levhası istemek hadi neyse… Onu da hazırlayıp veririz. Ama “ajans aboneliği” şartı da neyin kafası? Basın İlan Kurumu bile yerel gazeteye “üç büyük ajansa abone olacaksın” diye dayatmıyorken TSYD nereden çıktı bu işin haracını koymaya? Sahaya girip maç izlemek istiyoruz, siz “önce üç büyük ajansa para yatır, sonra gazeteci sayarım seni” diyorsunuz. Kusura bakmayın ama bu düpedüz rant kılıfına bürünmüş akreditasyon.
Yetmedi, bir de günlük 100 bin tıklanma şartı!
Devletin resmi kurumu BİK yerel gazeteler için 10 bin tıklanmayı yeterli görüyor. TSYD ise 100 bini dayatıyor. Bu şehirde bırak her gün 100 bini tıklanmayı, 50 bini bulan gazete yok. Peki kartlar kimlere verilecek? Yakında görürüz.
TSYD’nin bildirgesinde de anayasa maddesi gibi “Sabit kartlar sadece spor medyasına verilecektir” diye yazmışlar. Güzel. Ama soruyorum:
Aydın’da spor basınına gerçekten emek veren kaç kişi kaldı? Bir elin parmakları. Onların da emeğini ajans aboneliğiyle, tıklanma sayısıyla ölçmek hangi aklın ürünü?
Ben Aydınspor’u yıllardır unutulmuşluktan çıkarıp, neredeyse tek başıma Don Kişot misali savaşarak yeniden gündeme taşımışım. Ama TSYD’nin gözünde “spor medyası” değilim. Çünkü ajans aboneliğim yok! Çünkü 100 bin tıklanma almıyorum!
Bugün Aydınspor için düzenlenen toplantılarda adımız yok. Şehrin sporuna bakan kurumun verdiği basın toplantısından haberdar edilmiyoruz. Gençlik ve Spor Bakanı şehre geliyor, spor organizasyonlarında davet edilmiyoruz. Çok net: Bizi spor medyası saymıyorlar.
O halde ben de nokta koyuyorum. Bundan sonra Habermaraton Yazı İşleri Müdürü olarak işimi yaparım. Siyasetse siyaset, menfaatse menfaat… Aydınspor üzerinden hiç kazanç sağlamadım, sağlamayacağım da. Ama artık bu işten nemalananların maskesini tek tek indireceğim. Liste şimdiden kabarıyor, üç beş isim var, devamı da gelecek.
TSYD’nin “spor medyası” tanımı buysa, kusura bakmayın ama ben bu tanımın içinde yer almak istemem. Çünkü sporun değil, şartname ve torpilin ligini oynuyorsunuz.