Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Söke’de son günlerde yaşanan gelişmeler, bir kez daha gösterdi ki bazı çevreler kutsal değerleri ve toplumsal yapıları siyasi hesaplaşmaların aracı haline getirmekten geri durmuyor. Konu bu kez Söke Cemevi… Ve hedefte de Cemevi Başkanı Şevki Kaya var.
Açık konuşalım: Bir Cemevi sadece dört duvardan ibaret değildir. Orası bir inancın, bir kültürün, bir dayanışmanın evidir. Ve bu tür kurumların üzerinde siyaset yapılması, en hafif tabirle toplumsal hassasiyetlere saygısızlıktır.
Şevki Kaya’nın siyasi tercihi bazılarını rahatsız etmiş olabilir. Bu çok doğal. Demokrasi dediğimiz şey zaten farklı görüşlerin bir arada var olabilmesidir. Ancak bir kişinin siyasi tercihini bahane ederek, seçimle gelmiş bir başkanı koltuğundan etmeye çalışmak ne demokrasiyle ne de vicdanla bağdaşır.
Daha düne kadar “Cemevi başkanı siyaset yapmalı” diyenlerin, bugün CHP’den istifa eden bir ismi “siyaset yapıyor” diye hedef alması açık bir çelişkidir. Burada mesele ilke değil, tamamen kişisel ve siyasi hesaplaşmadır.
Şunu net bir şekilde ifade edelim:
Seçimle gelen, seçimle gider.
Şevki Kaya, Söke Cemevi Başkanlığı görevine üyelerin iradesiyle, yani sandıktan çıkarak gelmiştir. Eğer bir değişim isteniyorsa bunun yolu bellidir. Üç beş kişinin kulis faaliyetleriyle, perde arkası girişimlerle değil; genel kurulda, üyelerin oylarıyla, yani demokratik zeminde yapılmalıdır.
Aksi her girişim, sadece bir kişiye değil; Söke’deki birlik ve beraberliğe zarar verir. Cemevleri siyaset üstü kurumlardır. Bu gerçeği herkesin kabullenmesi gerekir.
Bugün yapılması gereken çok basit:
Herkes bulunduğu yeri bilecek.
Siyaset yapmak isteyen siyaset meydanına çıksın.
İnanç kurumlarını kendi hesaplarına alet etmeye kalkmasın.
Unutulmamalıdır ki;
Cemevleri kimsenin siyasi arka bahçesi değildir.
Ve son söz:
Söke halkı da, Cemevi üyeleri de kimin ne yaptığını görüyor. Sandığın dışında çözüm arayanlar, eninde sonunda o sandığın altında kalır.