Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Söke Belediyesi, son günlerde kamuoyunda gündeme gelen iş yeri mühürleme işlemleri ve adli sürece ilişkin iddialar hakkında yazılı bir açıklama yaptı. Belediye, mühürleme işlemlerinin tamamen yasal mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiğini belirterek, siyasi baskı ve mağduriyet algısı oluşturulmaya çalışıldığını savundu.
Açıklamada, söz konusu iş yerlerinin mühürlenmesinin herhangi bir siyasi parti çalışması, parti kuruluş süreci veya kişilerin siyasi kimliğiyle bağlantılı olmadığı vurgulandı. Belediyenin tüm işlemlerini kanun ve yönetmelikler doğrultusunda yürüttüğü belirtilirken, mühürleme kararlarının yasal prosedürlerin tamamlanmasının ardından uygulandığı ifade edildi.
Belediye, kamuoyuna yansıyan adli sürecin de yanlış aktarıldığını öne sürdü. Açıklamada, hakkında soruşturma yürütülen kişinin iş yerine asıldığı iddia edilen “Boyun Eğme” pankartı nedeniyle değil; sosyal medya paylaşımları, kişi ve kurumlara yönelik asılsız isnatlar, iftira niteliğindeki ifadeler ile dijital ortamda gerçekleştirildiği belirtilen rahatsız edici davranışlara ilişkin şikâyetler kapsamında soruşturulduğu kaydedildi.
Söke Belediyesi, adli soruşturma ile belediyenin mühürleme işlemlerinin aynı başlık altında değerlendirilerek “siyasi baskı” ve “mobbing” algısı oluşturulmasının kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu savundu.
Açıklamada ayrıca, bir kişinin Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifade vermesinin ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasının, hakkında yürütülen soruşturmanın sona erdiği veya hukuki sorumluluğunun bulunmadığı anlamına gelmediği belirtilerek, yargı sürecinin devam ettiği hatırlatıldı.
Belediye, hiçbir siyasi oluşumun kuruluşuna ya da teşkilatlanmasına müdahale etme gibi bir gündemlerinin bulunmadığını ifade ederek, görevlerinin Söke’ye hizmet etmek ve kamu görevini hukuk çerçevesinde yerine getirmek olduğunu vurguladı.
Açıklama, “Kimse kendisini mağdur göstermek için belediyenin kanuni işlemlerini siyasi operasyon gibi sunamaz. Hukuk herkes için vardır, kurallar herkes için aynıdır. Gerçeklerin, oluşturulmaya çalışılan algılardan çok daha güçlü olduğu unutulmamalıdır.” ifadeleriyle sona erdi.
