Aydın Çok Geri Kaldı

Bir zamanlar siyasette söz sahibi olan Aydın, bugün ne yazık ki hem yerelde hem de genelde adeta sessizliğe gömülmüş durumda. Son 20-30 yılda yaşanan bu geri gidişin sebepleri çok katmanlı ama en dikkat çekici olanı; gençlerin siyasetten uzaklaşması.

Aydın, yıllarca bürokraside, parlamentoda, hatta partilerin merkez karar organlarında güçlü temsilciler çıkaran bir şehir olarak biliniyordu. Ama artık o eski etkinliği mumla arar hale geldik. İlçeler bazında da tablo farklı değil. Kuşadası’ndan Nazilli’ye, Söke’den Didim’e kadar uzanan çizgide; yıllardır aynı yüzler, aynı tarz, aynı siyaset.

Gençler ise ya siyasetten uzaklaşıyor ya da uzak tutuluyor. “Bizim çocuk daha genç” denilerek önleri kesilen nice cevher sessizce arka sıralarda bekliyor. Bazıları umudunu yitiriyor, bazıları da “zaten bir şey değişmez” diyerek köşesine çekiliyor. Oysa değişim, tam da bu umutsuzluk zincirini kırarak başlar.

Siyasi partilerin gençlik kolları artık sadece sosyal medya paylaşımı yapan gruplara dönüşmüş durumda. Ne bir fikir tartışması, ne ideolojik zemin, ne de gelecek vizyonu… Her şey şekilsel, her şey gösterişten ibaret. Oysa bir şehir gelişmek istiyorsa önce gençlerini siyasetin içine çekmeli, onların önünü açmalı.

Bugün Aydın’da siyasetin en büyük problemi; yeni siyasetçilerin çıkmaması değil, çıkmalarına müsaade edilmemesi. Eskimiş ezberlerin, yıllanmış kadroların hâlâ “yenilikçiyiz” diye sahneye çıkması trajikomik bir durum. Bu da Aydın’ı hem yerel yönetimde hem genel siyasette etkisiz bir konuma sürüklüyor.

Sorumluluğun büyük kısmı siyasi partilere düşüyor. Gençleri gerçekten dinlemek, onları sadece seçim zamanı değil her zaman yanlarında görmek, karar mekanizmalarına dahil etmek gerekiyor. Çünkü Aydın’ı ileriye taşıyacak olan geçmiş değil, gelecektir. Ve geleceğin adı gençliktir.

Artık bu kısır döngüden çıkmak, cesur ve üretken gençlere yol açmak zorundayız. Yoksa Aydın, sadece geçmişiyle övünen ama geleceği olmayan bir şehir olmaya mahkûm kalacak.

Yayınlama: 14.07.2025
A+
A-