Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
İklim Değişikliği Sürecinde Su Yönetimi ve Aydın Vilayetinin
Durumu
Aydın vilayeti su bakımından fakir olmamasına rağmen yönetim zafiyetlerinden dolayı su noksanlığı çeken bir vilayettir.
Bunun sebeplerini şu şekilde açıklayabiliriz.
Öncelikle bugüne kadar yapılan su kaynakları modernizasyonlarına değinelim.Çine ilçesinde Topçam ve Adnan Menderes Barajları, Karpuzlu ilçesinde Yaylakavak Barajı, Bozdoğan ilçesinde Kemer Barajı, Karacasu ilçesinde Dandalaz barajı, Nazilli
ilçesinde İsabeyli barajı, Sultanhisar ilçesinde Güvendik barajı, İncirliova ilçesinde İkizdere barajı, Söke ilçesinde Sarıçay barajı olarak büyük su toplama projelerini sayabiliriz.
Bunlarla birlikte özellikle Karacasu ve Koçarlı ilçelerinde yapılan bazı göletler de önemli su toplama yatırımları olarak görülebilir.
DSİ bu projeleri yaparken diğer kamu kurumları neler yapıyor onlara değinelim. Her vilayette olduğu gibi Aydın’da da su yönetimine katılması gereken kurumlar var. Özellikle Çevre bakanlığının iklim değişikliği birimi ve su tüketiminin büyük çoğunluğunu oluşturan tarımsal sulamayı yönetmek üzere Tarım il müdürlükleri faaliyet gösteriyor.
Öyle bir durumdaki Aydın, su noksanlığı ile ilgili yapılan toplantı ve panellere Aydın Valisi ve İktidar Milletvekilleri Çevre ve Tarım il müdürleri katılım sağlamaktan imtina ediyor.
Çevre bakanlığının adında iklim değişikliği yazıyor fakat iklim değişikliği ile ilgili Aydın
Müdürlüğü nün yaptığı herhangi bir eylem ve girişime rastlayamıyoruz.
Tarım il müdürlükleri tarımsal üretimi planlamak adına pek çok girişim yapıyor fakat su kısıtı ve tarımsal sulama suyu ile yapılan çalışmalar ne kadar koordine ilerliyor?
İşte bu
büyük bir soru işareti. Hatta bazı toplantılara Valilik makamı katılmıyor. Valiliğin
susuzluktan daha önemli hangi işleri olduğunu sanırım açıklama zamanı geldi geçti.
Su noksanlığı Aydın vilayetinin en büyük sorunudur nokta.
Peki DSİ yatırımları
yaparken öngörülerini kullanıyor da kısıtlama olacağını neden öngörülerine eklemiyor?
DSİ 21. Bölge müdürlüğünde yapılan toplantılarda pamuk gibi bazı tarımsal
ürünlere su verilemeyeceğinden ekim-dikim alanlarının daraltılması tavsiye edilmiş.
Peki bu ne zaman çiftçiye söylenmiş?
Mart ayında. Ben çiftçiyim diyelim ki ve 150 Kg pamuğuna yer kiraladım. Nisan ayında ekim yapacaktım ve sen bana diyorsun ki ekme pamuğu ben sana su veremem.
Benim 150kg icar pamuğumu kim karşılayacak?
Peki ekim yapar da tek su ile kalırsam 250 kg verim ile icar paramı nasıl çıkartacağım?
Tüm bu soruların cevaplarını kim verebilir? DSİ su kısıtı olacağını 2024 yılındaki su Kısıntılarından dolayı zaten biliyordu çünkü bu öngörüyü yapmak hem işi hem de zor değil. İktidar partisi milletvekilleri ve Aydın Ak Partisi il Başkanlığı DSİ de toplantılar Nisan ayında yapılıyor çözüm var mı açıkladıkları bir şey var mı hiçbir şey yok çünkü TARIMLA İLGİLİ MİLLETVEKİLİ YOK.
AK PARTİ İL BAŞKANLIÜĞINDA BU KONUYLA İLGİLİ KİMSE YOK Bu Toplantılar tam ekim zamanındamı yapılır Aydın Ziraat meslek kuruluşlarından kimse yok anlayacağınız havanda su dövüyorlar .
Milletvekilleri ve il Başkanlığının konuyla ilgili raporları var mı yok Vali bey bile toplantıda yok tüm bilgiler bürokratların anlatmaları ile olur halbuki aydın il başkanlığının bu konuda bir argesi olmalı ADÜ Ziraat fakültesi ne güne duruyor Anlayacağınız ziraatle ilgili milletvekili ve İl Başkanlığı olmayınca Çiftçiyi düşünen de yok.
Peki neden su kısıntı uyarılarını 2024 eylül-ekim aylarında yapmadı? Çiftçi önlemini alırdı o vakit. Bu çiftçiyi zora sokan uygulamaları iyi niyet ile değerlendirmekte çok zorlanıyoruz.
Yukarıda sayılan su kaynakları yatırımları farkındaysanız hep ilçelerde. Aydın merkezde tek bir su kaynağı yok maalesef.
Aydın merkezde bir yangın felaketi yaşansa en yakın su kaynağı 15 km ilerde İkizdere barajı. İkzidere den su getirene kadar yangının çapı ve zararı onlarca kez katlanır. Aydın merkeze yakın gölet ve tepe havuzlarının yapılmaması büyük eksiklik.
Değerli Okuyucularım
Aydın ilinde suyun en çok temin edildiği estüramanların başında yer altı su kuyularından artezyenle temin edilmektedir. Barajlarda su kalmayınca Aydın Valiliği DSİ Tarımsal Sulamada çiftçilerin VE KUŞADASINDAKİ VE AYDIN DAKİ BİRÇOK SİTENİN SU TEMİNİ artezyen kuyuları ile temin edilmesinin yolunu açmıştır.
Bu Durum Şehir kullanma suyunu temin eden ASKİ artezyen kuyularının kurumasına sebeb olmaktadır.
Şu anda SARIÇAY Barajı maalesef bitirilmedi bitirilememesinin sebebi siyasi iktidar ben yaparım Aydın Büyükşehir sen bunun parasını öde diyerek top siyasi iktidarın DSİ nin eline geçmiştir.
AYDIN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI ÖZLEM ÇERÇİOĞLU SU KONUSUNDA NE DİYOR.
Yukarıda anlattığım sebeb ler den ötürü Sayın Özlem Çerçioğlu Basın Toplantısında

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Özlem Çerçioğlu feryat ediyor HALKINA SUYUMUZ AZ KALDI AMAN SUYU DİKKATLİ KULLANIN DİYOR .
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, kentin içme suyu temininin yapıldığı İkizdere Barajında su seviyesinin yüzde 13,5’e kadar düştüğünü ifade ederek, “Yaklaşık 5-6 aylık su kaldı” dedi
Aydın’da yaşanan kuraklığa dikkat çeken Başkan Çerçioğlu, “Önümüzde bizi bekleyen çok büyük bir tehlike var.
Su sıkıntısı. Sadece iki kademe su verilecek. Dünyada kuraklık var. Biliyorsunuz İkizdere Barajı, içme suyu barajı.
Geçen yıl oradan iki kez sulamada kullanılması için su verildi. İkizdere Barajından, yaklaşık 350 bin kişiye su temin ediliyor.
Diğer kalan 14 ilçeye ise kuyulardan su çekiyoruz. İkizdere Barajı’nda yaklaşık 5-6 aylık su var.
yani önümüzdeki süreçte kuru tarım için 5-6 ürün ekilsin deniyor. Bu altı tane sulama barajında su seviyesi çok düşük. İkizdere Barajı’ndaki su seviyesi yüzde 13,5. Onun için şuanda Aydın’ın en önemli sorunu su.
Su bizi yönetmeden biz suyu yönetelim” dedi.
Yurttaşlara da seslenen Çerçioğlu, “Suyu lütfen tasarruflu kullanalım. Suyu açık bırakmayalım. Arızalı çeşmeleriniz varsa hemen tamirini yaptırın. Damlaya damlaya göl olur mantığı ile hareket edelim” ifadelerini kullandı
Ayrıca suyla ilgi yapılan toplantılar yapılırken Sayın Aydın Büyükşehir Belediyesinden kimse çağırılmıyor Bu Şehirde O şehrin insanların su tüketimi göz ardı ediliyor tabii
BURADA AYDIN VALİSİ ÇOK SUÇLU MERAK EDİYORUM AYDIN VALİSİ YAKUP CANBOLAT AYDIN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI ÇAĞIRIP KARDEŞİM
AYDIN HALKININ İÇME SUYU NE ALEM DE ÖZLEM HANIM DEDİMİ ACABA.
GÜZEL HABER ,
Geçmişte konuyla ilgili yakın ilgisi olan Aydın AK Parti Eski Milletvekili Efeler Ziraat Odası Başkanlığı yapmış halen Yönetim Kurulu Üyeliği Yapan Sayın Rıza Posacı ile Konuştum
Ahmet Ağabey Bu Konu Kemer Barajı ile Dalaman çayı arasında tünel yapılması konusu Aydın Ziraat odaları Başkanı Rahmetli KEMAL ÇETİN TARAFINDAN 2007 YILINDA GÜNDEME GETİRİLDİ sonradan ben BAKAN VEYSEL EROĞLUNA DEFALARCA SÖYLEDİM SAYIN BAKAN OLMAZ DEDİ.
2018 yılında ben Milletvekili olduğumda bu konuyu devamlı gündeme getirdim o zamanki bakan BEKİR PAKTEMİR O ZAMAN Kİ MİLLETVEKİLLERİ OLARAK Rıza Posacı, Bekir Kuvvet Erim, Metin Yavuz , Mustafa Savaş DSİ Aydın bölge Müdürü şimdilerde DSİ Genel Müdürü Akif Balta ile birlikte bakana konuyu aktardım SAYIN BAKAN BÜROKRATLARA İNCELEYİN DEDİ İş başladı.
Diye ifade etti.
Değerli Okuyucularım Konuyla ilgil Sayın Mustafa Savaş Bey ile mutat CUMA görüşmemizde ,
Ahmet Ağabey evet Sayın Cumhurbaşkanımız bu tünelin yapılması konusunda karar verdi ve imzasını atarak KEMER BARAJI İLE DALAMAN ÇAYI ARASINDA KENDİ CAZİBESİ İLE AKAN SU TÜNELİ yapılacak dedi ve ilave etti

AK Parti Aydın Milletvekili ve TBMM KİT Komisyonu Başkanı Mustafa Savaş, Dalaman Çayı’ndan Bozdoğan Kemer Barajı’na su aktarımını sağlayacak 30 kilometrelik tünel projesinin yapımının hız kazandığını açıklayarak, ““Bu proje ile tarımsal kaderimizi değiştiriyoruz” dedi.
İklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkilerine karşı Türkiye’nin en bereketli ovalarından biri olan Aydın’da hayati bir adım daha atıldı. AK Parti Aydın Milletvekili Mustafa Savaş, Aydın için büyük öneme sahip proje hakkında bilgiler verdi
Tünel projesinin önündeki en büyük yasal engel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla aşıldı.
Havzalar arası ve havza içi su transferlerine izin veren kararın yürürlüğe girdiğini belirten Savaş, “Aydın’ımızın tarımsal geleceğini kurtaracak projede önemli bir eşik daha geride kaldı” dedi. Bu Yatırım.2026’DA YATIRIM PROGRAMINA ALINACAK”
Değerli Okuyucularım ,
2007 de Kemal Çetin tarafından gündeme getirilen 2018 kadar sürümceme de kalan konu 2025 te yani yakLaşık 18 sene sonra gündeme geliyor bu kanalın ihalesi yapımı en az Beş yıl geçecek YAZIK DEĞİLMİ AYDIN ÇİFTÇİSİNE.2030 yılında belki.
BUNUN İÇİN
Tepe havuzlarını şimdiye kadar gündeme
almadılar fakat artık mecburuz.
Tepe havuzlarının 4 önemli ve büyük etkisi var.
1. Tepe havuzunda toplanan su yangınlarla mücadelede kolaylıkla
kullanılabilir.
2.
Tepe havuzları sayesinde hayvancılıkla uğraşan çiftçilerimiz
hayvanlarını kilometrelerce yürütmeden sulamak için kullanabilir. Eğer
toplanan su yeterli ise incir, zeytin, kestane gibi az su ile kolaylıkla verime
yatan ağaçların yetiştirilmesinde kullanılabilir.
3.
Tepe havuzları topladıkları suların bir kısmını yer altına sızdırır.
Bu sayede seviyeleri çok fazla düşmüş olan yeraltı sularımız kendilerini
toparlar. Yeraltı su rezervlerimizi arttırmak için daha kolay bir yol maalesef yok.
4.
Tepe havuzlarının etrafına mesire yerleri yapılarak o yörenin tanıtılmasına ve sosyo-kültürel etkinlikleri yapılmasına vesile olur. Bunun en güzel örneği Ankara Eryaman’da bulunan Göksu Parktır. Sadece 127 dekar olan gölet binlerce insanın orada aktivite yapmasına olanak sağlıyor ve sosyo-ekonomik bir hareketlilik sağlıyor.
Tepe havuzları kadar önemli bir başka konu da su tasarrufudur.
Vilayetimizdeki resmi kurumların hiçbiri su tasarrufu hususunda etkin değildir. Herhangi bir resmi kuruma gidin ve kurum araçlarını nasıl yıkadıklarını izleyin.
Yine kurumların lavabolarına girin ve tek bir otomatik musluk sistemi olmadığını görün. Otomatik musluk sistemleri onlarca yıldır kullanılıyor.
Özellikle yol üzerinde bulunan dinlenme tesisleri tasarruflu su kullanmak adına bu sistemleri kullanıyor. Hem ödedikleri su faturaları düşürüyor hem de onlarca ton suyun heba olmasının önüne geçiyorlar.
Peki
su sistemleri resmî kurumlarda uygulamak çok mu zor? Hatta bu gibi sistemlerin
kullanılması ve yaygınlaştırılması için Cumhurbaşkanlığının talimatları bile var. Resmî
kurumlar su tasarrufu yaparak örnek olmalı ki vatandaş görsün, takdir etsin, taklit
etsin.
Evsel kullanım kaynaklı su tüketimimiz pek çok Avrupa ülkesinden fazla. Resmî
kurumlar bile su tasarrufuna eğilmezken vatandaştan bunu beklemek ne kadar doğru
ve etik?
Son olarak ;
Tarımda kullanılan suyu sanki çiftçinin suçu gibi gösterenlere birkaç değerlendirme yapalım. Tarım olmazsa açız. İncir, zeytin, kestane, mısır, ayçiçeği,
buğday, arpa, çilek, enginar, diğer meyveler ve sebzeler. Bunların tamamı
vilayetimizin ürünleri ve Aydın Tarımın Başkenti olarak anılan bir şehir. Tarımı yapacağız, bu ürünleri üreteceğiz ve bunu yaparken de suyu tasarruflu kullanacağız.
Çıkın anlatın çiftçiye tarım Bakanlığı tasarruflu sulama sistemlerine %50 destek
veriyor.
TKDK kurumu %70 e kadar destek veriyor. Konuşun çiftçi ile neredeyse
Hiç birinin haberi yok.
Neden çiftçinin haberi yok?
Çünkü artık çiftçi ile konuşan yok,
derdini dinleyen yok.
Sonra çık medyaya de ki suyun büyük çoğunluğunu tarımda kullanıyoruz. Buna bedava kahramanlık denir. Su hepimizin ortak malıdır. Herkes
üzerine düşeni yapmalıdır. Artık ucuz kahramanlara ayıracak vaktimiz kalmadı!
Değerli okuyucularım Bu Haftaki yazım uzun oldu ama SU KONUSU ÇOK ÖNEMLİ DAHA SÖKELİLERİN SU KONUSUNDA FERYADINI YAZMADIM BUNUDA YAZACAĞIM www.habermaraton.com farkıyla.
İYİ HAFTALAR DİLERİM BEN YAZDIĞIM YAZILARDA ÖNERİLERİMİ DE YAZIYORUM SELAMLAR.