Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
CHP’nin yaşadığı “mutlak butlan” sürecinin ardından görevden alınan Hikmet Saatçi’nin yerine Aydın İl Başkanlığı koltuğuna oturan isim Süha Bayırlı oldu.
Siyasette koltuk değişebilir.
İsimler değişebilir.
Rozetler değişebilir.
Ama hafıza değişmez.
Çünkü bu şehir unutmuyor.
Arşivler de unutmuyor.
2017 yılında Aydınspor 1923’te dönemin Kulüp Başkanı Özgür Kızıl’ın kamuoyuna yaptığı açıklamalar hâlâ kayıt altında duruyor. O açıklamalarda, kulüp adına kesildiği belirtilen bir mobilya faturası, teslim adresi ve ödemenin kulüp kasasından yapıldığı yönündeki iddialar gündeme taşınmıştı. Başkan Kızıl, “Kulübün malını geri iade etsin.” diyerek çok ağır suçlamalarda bulunmuştu.
O gün bu açıklamalar Aydın’ın gündemindeydi.
Bugün ise aynı isim CHP İl Başkanlığı koltuğunda.
İnsan ister istemez soruyor:
Siyasette liyakat terazisi gerçekten bu kadar mı hafifledi?
Bir siyasi parti, hele ki kamu adına siyaset yaptığını söyleyen bir parti, yönetici seçerken sadece bugünü mü okur?
Dünü hiç açıp bakmaz mı?
Arşiv toz tutmuş olabilir.
Vicdan tutmamalı.
Siyaset, “Nasıl olsa unutulur.” anlayışıyla yapılmaya başlandığında en büyük zararı yine siyaset görür.
Toplumun güveni böyle eriyor.
Bugün mesele bir kişi değil,
Mesele, geçmişinde ciddi tartışmalarla anılan isimlerin hiçbir şey olmamış gibi yeniden en üst görevlere getirilebilmesidir.
Bu şehirde temiz bir sayfa açacak insan kalmadı mı?
Bir siyasi partinin en büyük sermayesi binası değildir.
Logosu değildir.
Seçim afişleri değildir.
İtibarıdır…
Ve itibar, geçmişi tartışmalı isimlerle değil; kamuoyunun güven duyduğu kadrolarla inşa edilir.
Arınma sloganıyla ortaya çıkmak kolay da, abdesti şüpheli kişilerle nasıl arınacaksınız?
Çünkü bazı dosyalar asla kapanmaz.
Hele içinde koltuk varsa…
Sonuçta hayırlı olsun.
Yeni görev, yeni makam, yeni koltuk…
Ama görünen o ki Süha Bayırlı’nın hayatındaki en istikrarlı ilişki hep koltuklarla olmuş.
Yalnız bir tavsiye… Bu kez oturduğu koltuğun faturasını kimseye kestirmesin. Hele Aydınspor’a hiç ama hiç bulaşmasın. Aydın, koltuk hikâyelerini ikinci kez dinleyecek kadar unutkan bir şehir değil.