Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Siyasette bazen seçim sonuçları yalnızca bir yarışın kazananını belirlemez. Aynı zamanda partilerin sahadaki gücünü, teşkilatların canlılığını ve seçmenin nabzını da ortaya koyar.
Son günlerde Ankara kulislerinde dolaşan erken seçim iddiaları da tam bu noktada dikkat çekiyor. Elbette bugün için bunlar kesinleşmiş bilgiler değil. Ancak siyaset, işaretleri doğru okumayı gerektirir.
Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirilen altı ayrı seçim, bu açıdan önemli mesajlar verdi. Sonuçlara bakıldığında, Cumhur İttifakı’nın desteklediği adaylar beş bölgede seçimi kazanırken, CHP yalnızca bir bölgede başarı elde edebildi.
Bu tabloyu farklı şekillerde yorumlamak mümkün. Ancak sonuçların ötesinde dikkat çeken başka bir ayrıntı daha vardı.
Bir bölgede CHP’nin adayı yalnızca iki oy alabildi.
İşte burada durup düşünmek gerekiyor.
Bir siyasi partinin herhangi bir seçimde başarısız olması anlaşılabilir bir durumdur. Demokrasi zaten kazanmanın da kaybetmenin de doğal olduğu bir sistemdir. Fakat bir adayın yalnızca iki oy alması, sıradan bir seçim mağlubiyetinin çok ötesinde bir tabloyu işaret eder.
İnsan ister istemez şu soruyu soruyor:
Bu iki oyun adayın kendisi ve eşine ait olduğunu varsaysak, o ilçede parti teşkilatı neredeydi?
Yönetim kurulu üyeleri, delegeler, gönüllüler ve partiye gönül verenler ne yaptı?
Bir siyasi partinin gücü yalnızca genel merkezinden ya da televizyon ekranlarındaki söylemlerinden gelmez. Asıl güç, mahallede, sokakta, ilçede çalışan teşkilatlardan gelir. Eğer teşkilatlar sahada karşılık bulamıyorsa, bunun nedenlerini ciddi şekilde sorgulamak gerekir.
Bugün erken seçim ihtimali konuşuluyor. Eğer gerçekten böyle bir süreç yaşanacaksa, siyasi partilerin öncelikle kendi teşkilat yapılarını gözden geçirmesi kaçınılmaz olacaktır.
Çünkü seçim günü geldiğinde sandıklar sadece oyları saymaz.
Aynı zamanda partilerin sahadaki gerçek gücünü de ortaya çıkarır.
Ve bazen bir seçim sonucu değil, yalnızca iki oy bile çok şey anlatır.