Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Erol Özhavutçu yazdı
Söke’nin göbeğinde, Yenicami Mahallesi’nde çekilen o görüntüler tokat gibi yüzümüze çarpıyor:
Betona dokunuyorsun, avucunda kum oluyor. Çatlaklar metrelerce uzanmış, sıvalar dökülmüş, demirler pas içinde. Ve o binaların içinde hâlâ insanlar yaşıyor…
Şimdi açık açık soruyorum:
Söke Belediyesi bu binalara ruhsat verirken neyi kontrol etti?
Yapı denetim firmaları imzaları hangi vicdanla attı?
Müteahhitler hangi malzemeyi kullandı, kim buna göz yumdu?
Bu ülke, “deprem gerçeğini” defalarca canıyla öğrendi. Ama görüyoruz ki, ders alınmamış. Söke’de bugün gördüğümüz manzara, yarın yaşanacak felaketin fragmanıdır.
Bizde denetim diye bir şey varmış gibi yapılıyor. Evrak tamam, imza tamam… Ama sahada beton kum gibi dağılıyor! İşte gerçek bu.
Yarın Söke’de yer sallandığında, bu binalar tabut olacak. Ve o zaman yine aynı tiyatro sahnelenecek: “Hepimiz çok üzgünüz” açıklamaları, enkaz başında fotoğraf veren yetkililer, suçun adresini “kader”e havale edenler…
Hadi açık olun:
Bugün bu binaları görmezden gelen herkes, yarın yaşanacak ölümlerin ortağıdır.
Şimdi değilse ne zaman?
Söke’de tüm binalar acilen denetlenmeli.
Riskli yapılar boşaltılmalı, yıkılmalı veya güçlendirilmeli.
Denetim raporları şeffafça halka duyurulmalı.
Deprem, doğanın gerçeği.
İhmal, insanın suçu.
Ve Söke’de şu an gördüğümüz, düpedüz suç!