GEÇMİŞİ GELECEĞE TAŞIYAN ADIM

Priene Antik Kenti’ne bir kez daha bu kadar yakından bakınca şunu fark ettim: Burası sadece taşlardan oluşan bir yer değil. İçinde akıl var, estetik var, yaşam var… ve en çok da zamanın bıraktığı derin bir iz… Bu yüzden burada yapılan bir meclis toplantısını “sıradan” diye tanımlamak benim için çok da mümkün değil. Bana göre bu, çok güçlü bir farkındalık adımıydı.
Söke Belediyesi’nin Mayıs ayı olağan meclis toplantısını Güllübahçe’de, Priene’nin içinde yapmış olması gerçekten anlamlı bir tercihti. Toplantı başlamadan önce Alan Başkanı Mine Aşçı Altan’ın yaptığı kısa bilgilendirmeyi dinlerken, burada yürütülen çalışmaların ne kadar ciddi ve değerli olduğunu daha net hissettim. Ama içimde garip bir duygu da yok değildi açıkçası… Söke’de yaşayıp Priene Antik Kenti’ni hiç görmemiş olanların varlığı insanı gerçekten düşündürüyor. Çünkü burası öyle sıradan bir yer değil; dünyanın dört bir yanından insanların görmek için geldiği, hayranlık duyduğu bir miras. Bir yandan da hemen yanı başında yaşayıp hala bilmeyen, hiç adım atmayanlar var ne yazık ki… İşte tam da bu çelişki, bu tür farkındalık adımlarının ne kadar gerekli olduğunu daha da net ortaya koyuyor. Sadece belediye değil, Söke Ticaret Odası’nın da bu sürece dahil olması ve Söke Belediyesinin hemen akabinde Söke Ticaret Odası’nın da meclis toplantısını Priene’nin kalbi sayılan Bouleuterion’da yapması bence çok kıymetliydi. Bu tarz birliktelikler, birlikte sahiplenme duygusunu gerçekten hem sonuna kadar hissettiriyor, hem de insanı duygu olarak çok iyi hissettiriyor… Bir de çoğu zaman gözden kaçan ama aslında işin en önemli taraflarından biri var: Güllübahçe’de bu işin yükünü hisseden, taşıyan insanlar… Mesela muhtarlık! Muhtarımızın heyecanı, umudu, beklentileri o kadar görülmeye değerdi ki… Yerelde sahiplenme olmadan hiçbir şeyin kalıcı olmayacağını bir kez daha kanıtladı herkese… O yüzden muhtarın ve bölge insanının bu sürece katkısını çok değerli buluyorum. Bu iş sadece kurumlarla değil, orada yaşayan insanların gönlüyle debüyür.
Priene, sadece Söke’nin değil, hepimizin değeri. Ama değer vermek sadece bilmekle olmuyor; anlatmak, göstermek, yaşatmak gerekiyor. Daha fazla tanıtım, daha fazla proje, daha fazla dokunuş şart. Emeği geçen herkese gerçekten teşekkür etmek lazım. Söke Belediyesi’nin attığı bu adım, Söke Ticaret Odası’nın verdiği destek küçümsenecek şeyler değil. Ve tabi Güllübahçe… Açık söyleyeyim, bu kadar büyük bir mirası taşıyan bir yerin daha fazla destek görmesi şart. Çünkü bir yerin kıymeti sadece geçmişiyle değil, o geçmişe bugün nasıl sahip çıktığıyla ölçülüyor. Benim için bu ziyaret sadece bir gözlem değildi. Biraz fark etmek, biraz düşünmek ve biraz da “neden daha önce değil”i sorgulamaktı. Yine de hiçbir şey için geç değil. Bazen en önemli başarılar küçücük bir adımla başlar. Ben bu konuda Söke Belediyesi’ne, Ticaret Odası’na, orada bulunan ve toplantıları takip eden siyasilere ve Priene’nin gerçek sahibi Sökelilere güvenmek istiyorum. Priene, geçmişin izlerini taşıyan bir miras olmanın ötesinde, doğru adımlar ve ortak sahiplenmeyle geleceğin de en kıymetli değerlerinden biri olmaya hazır. Geçmişi zaten yeterince güçlü, ihtiyacı olan tek şey geleceğine dair biraz umut…

Yayınlama: 04.05.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.