Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Geçtiğimiz günlerde ASKİ Genel Kurulu’nda kabul edilen yatırımlar, Söke’de sadece teknik bir karar olarak kalmadı; ilçenin geleceğine atılmış önemli bir imza olarak karşılandı. Bu memnuniyet, doğal olarak Söke Belediye Başkanı M. İberya Arıkan tarafından da coşkuyla kamuoyuna duyuruldu.
Ama ne olduysa ondan sonra oldu…
Büyükşehir Belediye Meclisi’ne gelen aynı yatırım maddesi, daha önce başka ilçelere hiç itirazsız verilen garantörlüğün Söke ve İncirliova için talep edilmesiyle birlikte bir anda tartışmaya dönüştü. CHP’li bazı meclis üyelerinin itirazları, konunun teknik boyutunu politikanın gölgeli koridorlarına doğru çekti ve meclis oturumu ertelendi.
Ardından Arıkan’ın paylaştığı teşekkür mesajını kaldırması da Aydın siyasetinin magazin meraklılarına gün doğurdu:
“Aralarında kriz mi var?”
“Yatırımlar mı iptal oluyor?
Bir kez daha, siyasetin boşluklarında gezinen dedikodu simsarları sahneye çıktı.
Oysa bilmeyenler için söyleyelim: Arıkan ile Özlem Çerçioğlu’nun arasına kimse giremez.
Bu iki ismin yıllar içinde kurduğu güven, bir sosyal medya paylaşımıyla sarsılacak kadar zayıf değildir. Söke’de yapılan her yatırımın altında bu dayanışma, bu uyum vardır.
Peki o zaman soru şu:
Söke’ye gelecek yatırımın önüne set çekmek kime ne fayda sağlar?
Söke’de yaşamayanların Söke üzerine ahkam kestiği, masa başı analizlerle ilçeyi okumaya kalktığı bir ortamda bazı gerçekleri yeniden hatırlatalım:
Söke’ye yatırım gelmesinden kim rahatsız olur?
Bir ilçenin altyapısı güçlenirken, kim ellerini ovuşturarak “keşke yapılmasa” diye bekler?
Bu ilçede yaşamayan, bu caddeyi kullanmayan, bu suyu içmeyen insanların Söke yatırımlarını sabote etmeye çalışmasının arkasındaki motivasyon nedir? Bu soruların cevabı basittir:
Söke üzerinden siyasi pozisyon devşirmeye çalışanların derdi Söke değildir!
Bazı çevrelerin tek amacı, Söke’ye yapılacak her olumlu işten siyasi bir kriz üretmek, Arıkan ile Çerçioğlu’nun arasına nifak serperek kendi hamlelerine zemin hazırlamaktır. Çünkü onlar bilir ki bu iki ismin uyumu bozulursa bundan en büyük zararı Söke görür. Fakat onlar için kaybedenin Söke olması çok da önemli değildir.
Bir not da bu çevrelere:
Söke hakkında ahkam kesmek kolaydır.
Zor olan, Söke’ye hizmet etmektir.
Siyaset gürültü üretir, tartışma yaratır; bu işin doğasıdır. Ama iş yatırıma gelince, hizmete dokununca, insanların yaşamına temas edince siyaset susmalı ve akıl konuşmalı…
Velhasıl, Söke’ye yatırım geliyorsa, kimsenin ucuz polemiklerle bunu zora sokmaya hakkı yoktur. Bugün Söke’nin ihtiyacı polemik değil, hizmettir. Dedikodu değil, dayanışmadır. Fitne değil, icraattır.
Kim bu yatırımı engelliyorsa, Söke’nin değil, kendi küçük siyasi hesaplarının peşindedir.
Ancak herkes bilmelidir ki Söke, kimsenin siyasi hesap defterinin sayfası değildir!