Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bazen şehrin damarına basarsınız, sessizliği bir anda yerle bir edersiniz. İşte bugün yaşadığımız tam olarak bu. Lige katılım bedelinin yatırılması için son 3 güne girmişken, nihayet beklenen patlama geldi. Aylarca, yıllarca, “Yahu bu Aydınspor’un geleceğini konuşmamız lazım” dedik. Kimimiz sustu, kimimiz alay etti, kimimiz “Bana ne Aydınspor’dan” dedi. Ama yumurta kapının ağzına geldi mi, o sessizliğin yerini bir anda öfke alır. Şimdi olan da bu.
Erhan Özlüer, bu şehre yıllardır özlemini çektiği bir şampiyonluğu yaşattı. Takımı Süper Amatör’den aldı, alnının teriyle, emeğiyle Bölgesel Amatör Lig’e çıkardı. Sonra, haklı ya da haksız sebeplerle istifa etti. Onun ardından masaya oturmak isteyenler oldu. Hem şehir içinden hem şehir dışından isimler… Ama hepsi aynı duvara tosladı: tesis.
Bakın, bu şehrin en büyük gerçeğini bir kez daha yazıyorum: Tesis olmadan BAL’da başarı beklemek, susuz toprağa buğday ekmek gibidir. Yıllardır söylüyoruz, uyarıyoruz: Bu takımın kalıcı başarısı ancak kendi evine, kendi sahasına, kendi altyapısına kavuşmasıyla mümkün olur. Ama ne oldu? Elinde tesis olanlar, o tesisleri Aydınspor’a çok gördü. İşte şimdi o dar görüşlülüğün, o vizyonsuzluğun faturası kesiliyor.
Başta Özlem Çerçioğlu olmak üzere, şehrin tüm “önemli” isimleri… Evet, hepsi bu tablonun sorumlusu. Kimse bana “Biz de üzülüyoruz” masalı anlatmasın. Eğer bu şehirde Aydınspor, lige katılamama riskiyle karşı karşıyaysa, bunun adı düpedüz ihmaldir. Hatta bazıları için ihmal değil, bilinçli uzak durma politikasıdır.
Yıllarca “Geç olmadan bu işi çözün” dedik. “Bu ihale size kalır” diye uyardık. Ama çoğu kulak tıkadı. Kimisi kendi siyasi hesaplarına baktı, kimisi günü kurtarma derdine düştü. Şimdi ise o gün gelmiş durumda. Taraftar isyanı çığ gibi büyüyor. Herkesin gözü önünde, şehrin tek gerçek markası ölüm kalım savaşı veriyor.
Ama hâlâ geç değil. Önümüzde 3 gün var. Bu 3 gün, sadece bir takımın geleceğini değil, bu şehirde spora bakışın ne kadar samimi olduğunu gösterecek. Tesis meselesi çözülür, lige katılım bedeli yatırılırsa, top ağlarla buluşur ve bu hikâye şimdilik kurtulur. Ama çözülmezse? O zaman bu şehrin bazı isimleri, gittikleri her yerde “Aydınspor’un katili” olarak anılacak.
Bu bir futbol hikâyesi değil, bu şehrin karakter testi. Kim topa girip golü atacak, kim kenarda seyirci kalacak? Cevap, 3 gün içinde belli olacak. Ve o cevap, yıllarca unutulmayacak.