Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Gün geçmiyor ki Söke’nin bir mahallesinden içme suyu sıkıntısıyla ilgili şikâyet gelmesin. Musluklardan ya su akmıyor ya da akan suyun içilebilirliği tartışmalı. Kentin dört bir yanından yükselen bu haklı sesler, artık görmezden gelinemez bir noktaya geldi.
Söke’nin içme suyu ihtiyacını karşılayan yeraltı kuyularında su seviyesi ciddi biçimde düşmüş durumda. Bir zamanlar 70–80 metreden suya ulaşılan bu kuyular, artık 180 metreye kadar inmek zorunda kalıyor. Üstelik bu kuyulara yenileri eklenmiyor. Şu an kent içinde faaliyet gösteren yaklaşık 28 kuyu var ve bu sayı yıllardır artmadı. Artan nüfus, yaz aylarındaki geçici nüfus yoğunluğu ve iklim krizi düşünüldüğünde bu ihmalkârlığın bedelini hep birlikte ödüyoruz.
Yenikent bölgesinde açılan yeni kuyular ise hayal kırıklığı yarattı. Bu kuyulardan çıkan su, içme değil sadece kullanım suyu olarak değerlendirilebilecek nitelikte. Yani çözüm arayışı, yeni bir sorunu daha beraberinde getirdi.
Peki, çözüm ne? Aslında oldukça net: Şu an Boynak’ta bulunan ve Didim ile Akbük için rezervde tutulan iki kuyu, Söke’nin içme suyu ihtiyacını karşılamak için DSİ tarafından derhâl devreye alınmalı. Mevcut dört kuyuyu kapsayacak şekilde yeni bir proje hazırlanmalı ve hayata geçirilmelidir. Bu, geçici değil, sürdürülebilir bir çözümün ilk adımı olacaktır.
Bu yazıyı bir çağrı olarak kaleme alıyorum: Başta iktidar partisinin Aydın milletvekilleri olmak üzere, tüm ilgili kurumlar artık bu krizi ciddiyetle ele almalı. İçme suyu, bir lüks değil en temel insan hakkıdır. Söke halkı bu hakkını arıyor, haklı olarak da soruyor: “Musluktan içilebilir su ne zaman akacak?”
Susuzluk kader değildir. Ama susuz bırakmak sorumluluktur. Ve bu sorumluluğu kim alacak, bekliyoruz.