Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Futbol sadece futbol değildir.
Bir şehrin, bir ilçenin, bir neslin hafızasıdır. Tribünlerde atılan slogan, formaya sinen ter, geçmişten bugüne yaşatılan umutların adıdır. Ve bugün, bu belleğin adı Söke’de Sökespor.
Ancak ne yazık ki, bu köklü kulüp şu anda sahipsizliğin pençesinde kıvranıyor.
Sezon sonunda yaşanan sportif başarısızlığın ardından bal Lig’e veda eden Sökespor’da geleceğe dair umutlar da birer birer sönüyor. En çok da belediye öncülüğündeki satın alma sürecine güvenilmişti. Görüştüler, anlaştılar, el sıkıştılar… Ama sonuç? Bir aydır bekleniyor ve tek bir adım bile atılmadı.
Bir kulüp başkanı, umudunu kaybediyorsa, hepimizin düşünmeye başlaması gerekir. Sahi, Sökespor kapanırsa biz neyi konuşacağız? Neye üzüleceğiz? Yarın stat kapısına kilit vurulduğunda, kim ‘ben elimden geleni yaptım’ diyebilecek?
Nerede Bu Şehir?
Söke Belediyesi sessiz, iş insanları sessiz, oda başkanları sessiz. Oysa Sökespor yalnızca bir spor kulübü değil, aynı zamanda bu ilçenin tarihidir, marka değeridir. Bugün destek olunmazsa, yarın bu markayı mezar taşı süsler.
Bugün “Beni ilgilendirmez” diyenlerin çocukları, belki de yarın formayı giymek için sıraya girecekti.
Taraftar Sessiz Kalmamalı
Bir şeyler yapılacaksa bugün yapılmalı. Yarın geç olur. Taraftar grupları sosyal medyada seslerini yükseltiyor, ama sadece klavyeyle olmuyor bu işler. Birlik olunmalı, basın açıklaması yapılmalı, imza kampanyası başlatılmalı. Ses, daha güçlü çıkmalı.
Bu Yazı Bir Çağrıdır
Sökespor’un kapısına kilit vurulmasın diye yazıyorum. Bu yazı, kulüp için değil, Söke’nin onuru için bir çağrıdır. Siyaset üstü, ticaret dışı, futbol ötesi bir meseledir bu. Çünkü futbol biterse, tribün biter, şehir susar, gençlik dağılır.
Şimdi elini taşın altına koyma zamanı. Aksi halde, Sökespor’un suskunluğu, bu kentin utancı olarak kalacak.