Aydın’da Siyaset Çıkmazı: Çerçioğlu Kimi Değil, Neyi Seçecek?

Aydın’da CHP yine aynı filmi vizyona sokuyor: İsmi değişiyor, karakterler değişiyor ama senaryo aynı. Bayram yaklaşırken, kulisler hareketlendi. Milletvekilliği için konuşulan iki isim var: Prof. Dr. Metin Lütfi Baydar ve Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan. Ama gelin görün ki, mesele sadece bu iki isim değil — asıl mesele, Aydın’da siyasetin neden bu kadar dar bir kadro içinde dönüp durduğu.

Çerçioğlu’nun Sessizliği: Strateji mi, Taktiksizlik mi?

Özlem Çerçioğlu, Aydın siyasetinde her şeyin merkezi gibi davranıyor ama gariptir ki hiçbir şeyi netleştirmiyor. Bir türlü öğrenemedik: Bu kentte siyaset kişilerle mi yapılır, yoksa ilkelerle mi?

Bugün Baydar konuşuyor, yarın Arıkan nabız yokluyor… Ama Çerçioğlu’nun kamuoyuna yönelik açık, şeffaf bir duruş sergilediğini söylemek mümkün değil. “Adayımı zamanı gelince açıklarım” demek, bu halkla dalga geçmek değilse nedir? Bir belediye başkanı, kendi çevresinden birini TBMM’ye göndermek istiyorsa, bunun gerekçesini topluma açıklamak zorundadır. Bu kent, noterlik değil; demokrasiyle yönetilmek istiyor.

Baydar: Geriye Dönüş Mü, Yorgun Tekrar mı?

Metin Lütfi Baydar, yıllar sonra yeniden sahnede. Tecrübeli, evet; ama bu tecrübe Aydın’a ne kazandırdı? Hatırlayan var mı? Baydar isminin CHP’ye ne tür bir yenilik ya da dinamizm getireceği büyük bir soru işareti. Üstelik bir dönem ara verdikten sonra tekrar aday olmak istemesi, “Partide başka isim mi yok?” sorusunu da beraberinde getiriyor. CHP gerçekten bu kadar kısır bir kadroya mı sahip?

Baydar’ın dönüşü, bir bakıma “CHP’de siyaset rotasyonla yapılır, sıra yine bana geldi” anlayışının ürünü. Bu mantıkla ilerleyen partilerin yarın ülke yönetiminde söz sahibi olması mümkün mü?

Arıkan: Belediye Koltuğu Yetmedi mi?

Mustafa İberya Arıkan cephesinde ise başka bir tuhaflık var. Daha belediye başkanlığında ilk dönemi bile tamamlamadan milletvekilliğine göz kırpması, siyasi sorumlulukla ne kadar bağdaşıyor?

Kendisinin “Bir dönem belediye başkanlığı yapacağım, sonra vekil olacağım” dediği herkesçe biliniyor. Sorarım size: Belediye başkanlığı bu kadar sıradan, bu kadar geçici bir görev mi? Bu kadar kolay mı halkın oyunu alıp sonra başka makama yönelmek?

Bu tavır, halkın iradesine saygı değil; makamların kişisel kariyer basamağı olarak görüldüğünün açık göstergesidir.

CHP Aydın’da Gerçekten Ne Yapıyor?

Bütün bu gelişmelerin sonunda, asıl konuşmamız gereken şey şu: CHP Aydın’da bir siyaset üretmiyor, sadece pozisyon dağıtıyor. Kadrolar dar, vizyon kısır, iletişim eksik. “Kime vize verilecek?” sorusu bile aslında CHP’nin tabanını değil, yalnızca merkezdeki birkaç ismin iradesini ilgilendiriyor.

Özlem Çerçioğlu, bu kentte on yıldan fazladır önemli bir figür. Ama artık kendisine sormak gerekiyor: Aydın siyasetine vizyon mu katıyor, yoksa sadece kendi çevresine alan mı açıyor?

Son Söz

CHP’nin Aydın’daki en büyük sorunu isimler değil, yöntem. Bu yöntem değişmediği sürece Baydar gider, Arıkan gelir, sonra başka bir isim konuşulur. Ama Aydın’ın sorunları yerinde saymaya devam eder.

Ve unutulmasın: Adaylar değişebilir, koltuklar devrolabilir ama halk bu filmi bir kez daha izlemek zorunda değil.

Yayınlama: 09.06.2025
A+
A-