Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bu şehri güneş sistemi gibi görürsek, hizmet yapmak adına bu şehrin güneşinin Özlem Çerçioğlu olduğunu kabul etmek herkesin zorunluluğudur.
Ne yaparsanız yapın siyasetin doğası, bu sistemin işleyişini değiştiremez.
Güç merkezi sabittir, bu sabite bağlı olan ve etrafında dönenler ise bazen yönünü şaşırıyor.
Aydın’da son günlerde tam olarak böyle bir tablo izliyoruz.
Nazilli Belediye Başkanı Ertuğrul Tetik, 27 Nisan’da yayımladığı video ile “Bu çığlığımı duyun” diyerek kamuoyuna seslendi. Yabani otlar üzerinden yangın riski, trafik güvenliği ve halk sağlığı gibi başlıklara dikkat çekti.
Sorunu işaret ettiği yer ise netti: Karayolları.
“Burası bizim sorumluluğumuzda değil” dedi.
Cümle tanıdık.
Refleks daha da tanıdık.
⸻
Fakat sahada ortaya çıkan görüntüler başka bir hikâye anlatıyor.
Nazilli’nin birçok mahallesinde çöp yığınları, bakımsız alanlar ve ihmal edilmiş sokaklar gündeme geldi.
Yani mesele sadece Karayolları değil.
Mesele, sorumluluğun sınırlarını çizmekle bitmiyor.
Çünkü vatandaş için sınır yok.
Vatandaş için sonuç var.
⸻
Bugün gelinen noktada Sayın Tetik bir kez daha kürsüde.
Yine “sorumluluk” vurgusu, yine “yetki alanı” hatırlatmaları…
Ama ortada tuhaf bir durum var:
Sorumluluk anlatıldıkça hizmet görünmez hale geliyor.
⸻
Bu tabloyu tek başına Nazilli üzerinden okumak eksik olur.
Özlem Çerçioğlu’nun siyasi eksen değişikliğinin ardından, bazı ilçe belediyelerinde ciddi bir yön kaybı hissediliyor.
Koordinasyon zayıflıyor, refleksler sertleşiyor, dil ise savunmacı bir tona bürünüyor.
Ve en dikkat çekeni şu:
Sürekli bir “yetki” tartışması.
İlaçlama kimin?
Mezarlık hizmeti kimin?
Temizlik nerede başlar, nerede biter?
Sorular uzuyor…
Cevaplar ise hep aynı kapıya çıkıyor:
“Biz değiliz.”
⸻
Bu noktada tabloyu biraz daha net tarif edelim:
Aydın siyasetinde uzun yıllardır bir merkez vardı.
Bir ağırlık, bir çekim gücü.
O merkezin adı: Özlem Çerçioğlu.
Etrafındaki ilçe belediyeleri ise bu merkezin etrafında dönen yapılar gibiydi.
Bir denge vardı.
Bir düzen vardı.
Şimdi o düzende bazı kırılmalar yaşanıyor.
Bazı “gezegenler”, ısrarla kendi eksenini kurmaya çalışıyor.
Ama hesap şu detayı kaçırıyor:
Yörüngeden çıkmak özgürlük değildir.
Çoğu zaman savrulmanın başlangıcıdır.
⸻
Bugün bazı ilçe belediye başkanlarının yaptığı tam olarak bu.
Sorumluluğu yukarıya iterek alan açmaya çalışmak.
Hizmet üretmek yerine yetki tartışması yapmak.
Sorunu çözmek yerine yönünü işaret etmek.
Kısa vadede bu bir “algı yönetimi” gibi görünebilir.
Ama sahadaki görüntü bu anlatıyı çok hızlı çürütür.
Çünkü çöp beklemez.
Ot büyür.
Vatandaş sabretmez.
⸻
Gerçek şu:
Güneş yerinde durur.
Yörüngeden çıkan gezegenin yokluğu, güneşi zayıflatmaz.
Ama o gezegenin kendisini karanlığa sürükler.
Siyasette de kural değişmez.
Merkezden kopan, gücünü kaybeder.
Sorumluluktan kaçan, güvenini kaybeder.
⸻
Nazilli’de yaşanan tartışma bir video meselesi değil.
Bir yönetim refleksi meselesidir.
Ve o refleks, bugün sınıfta kalıyor.
Çünkü bu şehir artık “kimin sorumluluğu” tartışmasını değil,
“kim çözecek” cevabını duymak istiyor.
Geri kalan her şey…
Sadece gürültü.