Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Söke’de yıllardır değişmeyen bir alışkanlık var: dedikodu üzerinden siyaset yapmak. Ne yazık ki bazı çevreler, fikir üretmek yerine insanların özel hayatına dil uzatmayı, iftira atmayı ve buradan kendilerine alan açmayı tercih ediyor. Üstelik bunu yaparken hiçbir sınır tanımıyorlar.
Oysa unutulan çok önemli bir gerçek var: Herkesin bir ailesi, bir geçmişi, bir onuru var. Bugün başkasına yöneltilen sözler, yarın dönüp dolaşıp sahibini bulur. Çünkü bu toplum, kimin neyi neden yazdığını, hangi hesapla konuştuğunu sandığınızdan çok daha iyi biliyor.
Türkiye’de adalet bazen geç işler, ama mutlaka yerini bulur. Bugüne kadar atılan iftiralar, yazılan mesnetsiz iddialar yüzünden mağdur olan, zor durumda kalan birçok insan oldu. Bu nedenle kalem oynatırken, söz söylerken herkesin iki kez düşünmesi gerekir.
Siyaset; kişisel hayatları didiklemek, özel alanları hedef almak değildir. Siyaset; hizmet üretmek, sorun çözmek, eleştiri yaparken dahi seviyeyi koruyabilmektir. Ama görüyoruz ki bazıları için siyaset hâlâ dedikodu üretme alanı olmaktan öteye geçemiyor.
Söke halkı ise artık bu kısır döngüden yoruldu. İnsanlar kavga değil hizmet görmek istiyor. İftira değil proje duymak istiyor. Kimin kiminle ne yaptığı değil, kimin bu kente ne kattığı önemli.
Bugün kendilerine gündem yaratmak için başkalarının hayatını malzeme yapanlar şunu iyi bilsin: Kamuoyu her şeyin farkında. Ve zamanı geldiğinde bunun hesabı da sorulur. Çünkü toplumun hafızası sandığınızdan daha güçlüdür.
Artık Söke’nin bu anlayışı geride bırakması gerekiyor. Dedikodudan beslenen değil, hizmetle büyüyen bir siyaset anlayışı hâkim olmalı. Gerçek eleştiri yapılmalı, ama kişilik haklarına saldırmadan, özel hayatı hedef almadan…
Çünkü bu yöntemle kimse kazanmaz. Kaybeden sadece kişiler değil, bütün bir kent olur.
Ve Söke artık kaybetmek istemiyor.