Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Sayın Yağız Pullukçu siyaset, kişisel husumetlerin sahnesi değildir. Hele ki özel hayatlar üzerinden itibar infazı yapmak, ne siyasi mücadeleye ne de insanlığa yakışır. Eğer siyasi olarak hedeflerin varsa bu gibi çirkin oyunlara bulaşmamanı tavsiye ederim. Adliye koridorlarında görülen bir boşanma davasını fırsata çevirmek için adeta pusuda beklemek, seni kamu vicdanının temsilcisi değil, kişisel hesapların tetikçisi haline getirir benden söylemesi.
Bir dönem aynı masada oturup aynı siyasi yolun içinde yürüdüğün insanlara bugün kinle yaklaşarak, siyasi ayrışmayı düşmanlığa dönüştürme! Bir belediye meclis üyesi olarak başka bir meclis üyesinin ya da bir kurum başkanının göreviyle, kamu sorumluluğuyla, icraatlarıyla ilgili eleştiri yapabilirsin; belge varsa konuşursun, yanlış varsa elbette herkes bunu öğrenir. Ancak özel hayatın mahkeme salonlarından taşırıp sosyal medya vitrinine servis etmek sana yakışmaz. Bir de bunu sosyal medyada boy boy servis eden kişilere iki çift lafım var. Kamera tutmakla gazeteci, sosyal medyada iki yazı yazmakla basın mensubu olunmaz. Gazetecilik; dedikodu taşıyıcılığı değildir. Bunu böyle yapmaya çalışırsanız, kendi kendinizi yalanlarsınız.
3 saat önce kimsenin karısı kardeşi kızı üzerinden siyaset yapmayın adam olun yazıp, 3 saat sonra milletin özel hayatını karısını, mahremini yazıp gazetecilik mesleği ardına sığınarak bu işi hakkıyla yapanlara ihanet edemezsiniz. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Bir gazeteci herkesi eleştirir, makam mevki ayırmaksızın. Ancak haber yapmak; insanların aile mahremiyetini siyasi linç aracına çevirmek hiç değildir. Bugün bir boşanma dosyasından siyasi rant devşirmeye çalışanlar bir sözüm daha var;
Dinime söven Müslüman olsa…